YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14684
KARAR NO : 2011/20150
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalının …… İcra Müdürlüğünün 2010/293 E.sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında borç ilişkisinin mevcut olduğunu, bu borç ilişkisi sebebiyle davalının davacıya 30.11.2008 ödeme tarihli bir adet senede istinaden 3.000,00 TL borcu bulunduğunu,ödeme süresi gelmesine rağmen davalı tarafın müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı aleyhine …… İcra Müdürlüğünün 2010/293 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde takibe konu senedin lehtar kısmının yazılı olmadığını, TTK 689.maddesi gereğince zorunlu unsurları ihtiva etmediğinden bono niteliğinin bulunmadığını, bu nedenle cirosunun da kabil olmadığını, bu hali ile senedin İİK. 68.maddesine göre belge sayılamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece icra takibine konu senette lehtar kısmının boş olduğu,senedin bono niteliğini taşımadığı,bu nedenle söz konusu belgenin TTK 688/6.maddesinde öngörülen koşulu taşımadığından kambiyo senetle oluşan hakkın TTK 593 ve sonraki maddeleri gereğince ciro yoluyla alacaklıya intikalinin mümkün olmadığı ve alacaklının bu senede ilişkin takip hakkının bulunmadığı, HUMK 288. vd.maddeleri gereğince davacının takibe konu edilen alacağı yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği,senedin cirosu kabil olmadığından İİK 68.maddesine göre yazılı belge niteliği de taşımadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bono şeklinde düzenlenmekle beraber yasal unsurlarından biri noksan olduğu için bono niteliği taşımayan belgeye doğrudan doğruya dayanılarak alacağın varlığı hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Takibe konu belge kambiyo senedi niteliğinde değil ise de,davalı imzasını inkar etmediğinden bu belge yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.Bu da anılan temel borç ilişkisinin ispatı yolunda tanık dinleme olanağı sağlar.
O halde davacı tarafın temel borç ilişkisinin ispatı konusunda göstereceği deliller toplanıp hepsi birlikte değerlendirilerek (gerektiğinde davacı tarafa yemin teklif hakkı da hatırlatılarak) sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.