Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2018/2700 E. 2019/1360 K. 05.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2700
KARAR NO : 2019/1360
KARAR TARİHİ : 05.03.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 27/06/2018 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Uyulan bozma sonrası, birden fazla kişiyle birlikte yağmaya teşebbüs suçunu işleyen sanık … hakkında TCK’nin 149/1-c ve 35. maddeleri ile uygulama yapılırken TCK’nin 61. maddesine aykırı bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılması kanuna aykırı ise de; kazanılmış hak kuralı dikkate alındığında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; sanık … savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05/03/2019 tarihinde Daire Üyesi …’un muhalefetiyle oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Ceza Muhakemesi Hukukunun temel ilkelerinden biri “yüzyüzelik” ilkesidir. Yasa koyucu, açıkça düzenlediği istisnalar dışında, sanığın yokluğunda duruşma yapılamayacağını hüküm altına almıştır. (CMK. Madde 193/1) Bu istisnalardan biri, sanığın kabul etmesi şartıyla, alt sınırı 5 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
talimat yoluyla sorgusunun yapılabilmesidir. İşte, CMK’nin 196/4. maddesi, ancak, bu suçlar yönünden “SEGBİS”le sorgu yapılabilmesi imkanını vermiştir.
Yasa koyucu, alt sınırı 5 yıl ve üzerinde hapis cezasını gerektiren suçlarda hiç bir şart altında “yüzyüzelik” ilkesine istisna getirmemiştir. Bu nedenle, CMK’nin 196/4. maddesinin bu suçlarda tatbikinin mümkün olmadığını, aksi bir uygulamanın müdaafi huzuruyla, vasıtasız olarak mahkeme önünde savunma yapma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağını düşünüyorum.
Bu açıklamalar ışığında, hakkında yağma suçundan dava açılan ve Ceza ve İnfaz Kurumunda bulunan sanığın, Mahkeme huzurunda bizzat hazır edilmeyip, SEGBİS üzerinden yürütülen muhakeme sonucu ceza tayini yoluna gidilmesi nedeniyle, yerel mahkeme hükmünün bozulması vicdani kanaatinde olduğumdan, yüksek çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.