YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1327
KARAR NO : 2019/5378
KARAR TARİHİ : 20.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
20/07/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK’nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 16/11/2017 tarihli kararda temyiz süresinin öğrenmeden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, 16/11/2017 tarihinde tefhim edilen kararı 27/11/2017 tarihli dilekçesi ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK’nun 142/2-a maddesinin kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanılarak hırsızlık suçunun işlenmesi halini düzenlediği, bu durumun akli, bedensel veya ruhsal durumdan ileri gelmesi halinde uygulanabileceği, somut olayda sanığın, sokakta karşılaştığı ve kendi isteğiyle alkol alarak sarhoş olan müşteki Ertuğrul’u metruk bir binaya götürdüğü ve müştekinin burada uyuyakalmasından sonra müştekinin üzerinde bulunan cep telefonu ve 1.080,00 TL parasını aldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/2-a maddesi ile uygulama yapılması, her iki bentte öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından; kabule göre de, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-a. maddesindeki hapis cezasının alt sınırının 3 yıldan başladığı gözetilmeden, yazılı şekilde temel cezanın 2 yıl hapis olarak belirlenmesi ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de bozmadan önce kurulan 03/12/2013 tarihli ve aleyhe temyiz edilmeyen hükümde de tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı bulunduğundan ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.