YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6323
KARAR NO : 2019/2612
KARAR TARİHİ : 13.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında, 2007 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunun cezasının alt sınırının 18 ay hapis olduğu gözetilmeden, alt sınırdan karar verildiği belirtilerek temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak takdir edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanma eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suça konu son fatura 27.11.2007 tarihli olup, KDV indiriminde kullanıldığı iddia edildiğinden, suç tarihinin, “25.12.2007” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “2007” olarak eksik yazılması,
4- Suça konu faturaların dosyada delil olarak saklanması yerine Vergi Dairesine iadesine karar verilmesi,
5-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, sonuç ceza miktarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 13.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.