YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19955
KARAR NO : 2013/22592
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığın yeniden bağlanmasına biriken aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 01.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalı Kurum işleminin iptaline yönelik talebinin kabulü ile davacının 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanmış olduğunun tespitine ve aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen/kesilen yaşlılık aylıklarının tahsiline yönelik talebinin kabulü ile davacının, kesilen yaşlılık aylıklarının 01.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 01.11.2008 tarihinden tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının yurtdışı borçlanması yaptığı, dosya kapsamından; davacının 05.01.1986 tarihinden beri devam eden vergi kaydı, 02.03.2000 – 24.06.2010 tarihleri arasında oda kaydı, 02.03.2000 – 01.07.2010 tarihleri arasında sicil kaydı bulunduğu, davalı Kurum’un 09.07.2010 tarihli yazısı ile davacıya; yurtdışı borçlanması yaparak aylık bağlananların 01.10.2008 tarihinden sonra SGDP’ye tabi olarak çalışmalarının mümkün olmadığının, bu nedenle davacıya bağlanan yaşlılık aylığının, 01.03.2009 tarihinden itibaren iptal edildiğinin ve yersiz ödeme çıkarıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; davacının yaşlılık aylığı almaya başladığı 01.11.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Yasa’nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam etmesi nedeniyle 3201 sayılı Yasa’nın 6. maddesinden yararlanarak bağlanan yaşlılık aylığının geri alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Yaşlılık aylığı yazılı istek tarihinde yürürlükte bulunan, 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre; Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31.05.2006 tarihli ve 5510
sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.
3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile değiştirilmiş olup Yasa’nın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
Somut olayda; 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının 05.01.1986 tarihi itibariyle vergi kaydının başladığı ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/b (mülga 1479 sayılı Yasa) kapsamındaki çalışmalarının devam ettiği ve böylece Türkiye’de çalışmaya devam ettiği anlaşılmakla 5754 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile değişik 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesine göre davacının yaşlılık aylığı alması mümkün değildir. 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi 5997 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile değiştirilerek Yasa’nın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiş ise de bu kuralın Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki uyuşmazlıklara uygulanması mümkün değildir. Bunun yanında, Türkiye’de çalışmaya devam ettiği anlaşılan davacının, 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesine göre Kurum’un hatalı işlemlerinden kaynaklanarak tahsil ettiği yaşlılık aylığını geri ödemekle yükümlü olduğunu bilmesi gerekliğinden Borçlar Kanunun 63. maddesinden de yararlanamaz. Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2012 tarih 2012/1-196 Esas 2012/396 Karar sayılı kararında da belirtilmektedir.
Bu nedenle davacının yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin 09.07.2010 tarihli Kurum işlemi 19.06.2010 tarihine kadar olan dönem yönünden yerinde olup mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.