YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1878
KARAR NO : 2013/3373
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili 06.10.2009 günlü dava dilekçesiyle; davalılar tarafından 10.04.2000 tarihinde açılan tescil davası sonucu mahkemece dava konusu edilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalarının reddedildiği, hükmün 28.11.2005’de onanarak kesinleştiği, tescil davasına konu olan yerin bölgede 2001 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 105 ada 73 sayılı parsel numarası verilerek orman olarak sınırlandırıldığı iddiasıyla, çekişmeli yerin orman niteliğiyle Hazine adına tescilini ve davalıların elatmalarının önlenmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 38.698,42 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Bölgede 01.01.1994’de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, davalılar tarafından açılan ve 28.11.2005’de onanarak kesinleşen Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 2001/16- 2005/3 sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucu dava konusu alanın yüzölçümünün 38.698,42 m² olduğu belirlendiğine göre, mahkemece, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4 ve 5. paragraflarının kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi göndermesiyle H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.