Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4784 E. 2010/1370 K. 22.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4784
KARAR NO : 2010/1370
KARAR TARİHİ : 22.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacıya kasko sigortalı araca davalının malik ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasar verdiğini açıklayıp, sigortalı aracın onarımı için davacı tarafından ödenen 13.174 TL nin ödeme tarihi 13.9.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın oluşumunda her hangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; trafik kazasının oluşumunda davalının kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan maddi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında, sürücü …,… plakalı araç ile 3 şeritli yolun en solunda yer alan ve yol çalışması için tedbir almadan duran sürücü …’ın kullandığı … plakalı kamyona arkadan çarptığı ve sürücü Çetin’in kusurlu olduğu, Ceza Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 18.10.2005 tarihli raporda her iki sürücünün de kusurlu olduğu, AHM ce keşif sonucu trafik polis memuru olan bilirkişiden alınan raporda sürücü Emre’nin 2/8, sürücü
Çetin‘in 6/8 oranında kusurlu bulunduğu, yine AHM’ce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise sürücü Emre’nin %75, refüjde çalışma yapan kuruluşun %25 oranında kusurlu olduğu, davalı …‘in kusuru bulunmadığı bildirilmiştir. Bu durumda, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.
O halde mahkemece, Ceza dosyası getirtildikten sonra tarafların itirazları da dikkate alınarak kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.2.2010 günü oybirliği ile karar verildi.