YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12400
KARAR NO : 2019/6311
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında erteleme; müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I ) Sanık …’nun temyizi üzerine yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/1. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca;
1. Hükmün takdiri indirim uygulanmasına ilişkin bendinden “62. maddesi” ibaresi çıkarılarak yerine “62/1. maddesi” ifadesinin eklenmesi
2. Hükümde gün adli para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan “52/1.” ifadesinin çıkartılarak yerine “52/2.” ifadesinin eklenmesi,
3. Hükme ”24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
4. Hükümden Gümrük İdaresine maktu vekalet ücreti verilmesine ilişkin bendin çıkartılması ve diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II ) Sanık …’ın temyizi üzerine yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/1. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, dosyada KEMT varakası bulunmadığı halde, Gümrük İdaresi tarafından belirlenen “taşıma, depolama, yazışma ve diğer sair masraflar ve vergiler toplamı” toplamından oluşan 828,86 TL’nın kamu zararı olarak bildirildiği anlaşılmakla; bilirkişi tarafından belirlenen CİF değer esas alınarak Gümrük İdaresi tarafından belirlenecek dava konusu eşyanın “İthalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “Sanığın kamu zararını gidermemesi” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5. Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.