YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5123
KARAR NO : 2019/1487
KARAR TARİHİ : 06.02.2019
……
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının ilama dayalı olarak borçlu aleyhine başlattığı takipte, borçlunun; takip dayanağı ilamın bozularak alacak kalemlerinin lehine değiştirildiğini, dolayısı ile tüm takip dosyası da birlikte değerlendirilerek, yeni alacak kalemleri ile bunlara dayalı faiz hesaplamasının da bu şekilde tekrar düzenlenmesi gerektiğini ve sair şikayetleri ile icra emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, icra dosyasında mevcut bila tarihli icra emrinin iptaline, takibin, icra müdürlüğünce İİK.’nun 40. maddesi uyarınca, tesis edilen ilamın hüküm fıkrasına göre devam ettirilmesi gerektiğine, bu kapsamda alacaklının talepte bulunduğu 04/03/2014 tarihi itibariyle çıkartılan kapak hesabına göre, bu tarih itibariyle dosya borcunun 402.802,22 TL olduğunun belirlenmesine hükmolunduğu görülmektedir.
İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümü olup, hüküm bölümlerinin icra mahkemesince yorum yolu ile belirlenmesi mümkün bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur (HGK’nun 08.10.1997 tarih, 1997/12-517 E.- 1997/776 K. sayılı kararı). Dolayısıyla, takip konusu ilamda, açıkça “avans faizinin” uygulanmasına karar verilmiş ise, faiz hesabının da buna göre yapılması gerektiği açıktır.
Somut olayda; takibin dayanağı olan …….04.11.2010 tarih ve 2010/530 Esas-2010/503 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının ilk paragrafında; “…Davanın kısmen kabulü ile 112.032,54 TL’nin dava tarihinden (26.12.2002’den) itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,…” karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, mahkemece; dava tarihi (26.12.2002) itibariyle avans faiz oranlarının Merkez Bankası’ndan temin edilerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle takip tarihi itibari ile, takip öncesi işleyen faiz miktarının tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurmaya yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
…..