YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11285
KARAR NO : 2013/15763
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu senetteki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığı halde davalı şirkete ödemek zorunda kaldığı 1900,00 TL.nin davalıdan istirdadına, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dosyaya yapılan ödemelere ilişkin tarihlere bakıldığında 1 yıllık dava açma süresinin sona ermiş olduğunun görüleceğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, senetteki imzanın davacı-borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen 08.06.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre; borçlu adına atılan imzaların davacı …’in el ürünü olmadığının tespit edildiği, davacı hakkında … C.Savcılığı’nın 2011/17278 sayılı hazırlık soruşturmasında da dolandırıcılık suçundan takipsizlik kararı verildiği, davacının takip dosyasına yaptığı ödemeleri istemekte haklı olduğu, bu durumda zamanaşımından söz edilemeyeceği, her ne kadar davacı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davalının senetleri ciro yoluyla aldığı, kötün niyetin davacı tarafından kanıtlanamadığı anlaşılmakla, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, takibe konu 1.000,00 TL lik senedin borçlusu olmadığının tespitine ve icra dosyasına ödemiş olduğu 1.900,00 TL nin davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodaki 1. ciranta imzasının davacıya ait olmadığı iddiasıyla icra takibinde yapılan ödemenin istirdadına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alınan grafoloji raporunda dava konusu edilmeyen senetteki borçlu imzası incelenmiştir. Oysa somut olayda senette imza inkarında bulunulan ve dava konusu edilen, davacının, yani senedin arka yüzündeki 1. cirantanın imzasıdır. O halde adı geçenin senet tanzim tarihi itibariyle mukayeseye esas imza asıllarının bulunduğu yeterli sayıda belgelerinin getirtilerek senedin arka yüzündeki 1. ciranta imzasının davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bir bilirkişiye imza incelemesi yaptırılarak rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.