Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15276 E. 2012/20619 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15276
KARAR NO : 2012/20619
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5319,60 TL’lik takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının, dava dışı kooperatif tarafından yapılan davaya konu taşınmazın satışını davalıya yaptığını, ancak kooperatif tarafından, davacının üyeliği nedeniyle 5300 TL aidat borcunun davacıdan tahsil edildiğini, kooperatife ödediği aidat borcunu davalıya rücu ederek tahsili amacıyla davalı hakkında başlattığı takibe vaki itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatif üyeliğini devralmadığını, davacının herhangibir aidat borcu olmadığını söylemesi üzerine, taşınmazı satın aldığını, üyesi olmadığı, genel kuruluna katılamadığı bir kooperatifin aidat borcunu ödemek zorunda olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, yapı kooperatiflerinde, ortağa intikal eden taşınmazın yanında, ayrıca ortaklık payının da devri yapılmadığı taktirde, eski ortağın kooperatif ortaklığı devam edeceğinden, kooperatife karşı borçlu olan, konutun devir edildiği kişi olmayıp eski ortak olacağı, bu sebeple davacının kooperatife ödediği aidatı davalıdan istemesi hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kooperatifler Kanunu 14.maddesi gereğince; ”Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder”. Aynı kanunun 15/2.maddesinde ise; ”Ortaklık sıfatının kazanılması, Anasözleşme ile bir taşınmaz malın mülkiyetine bağlı hakların kullanılmasına veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlanabilir. Bu gibi hallerde taşınmaz malın mülkiyetinin veya işletmenin üçüncü şahıslara devir veya temliki ile ortaklık sıfatının bir hak olarak yeni malike veya işletmeyi alana geçebileceğini anasözleşme hüküm altına alabilir. Taşınmaz mala ait bu şekil iktisabın üçüncü şahıslara karşı muteber olması tapu siciline bu yoldan meşruhat verilmesine bağlıdır.” denilmektedir.
Kooperatif tarafından yaptırılan ve müstakil tapu ile ortak adına tescil edilen taşınmazın ortak tarafından üçüncü şahıslara satılması mümkündür. Ancak, bu taşınmazın satışı satıcının ortaklık payının da devri anlamına gelmez. Ortaklık payı kendiliğinden satın alana geçmez, payın da ayrıca devir edilmesi gerekir. Ortak daireyi satmakla birlikte kooperatifle ortaklık ilişkisi devam ettiğinden, kooperatif tarafından yapılan harcamalardan payına düşen miktar, ancak ortaktan istenebilir. Ortak, kooperatife yapacağı ödemeden dolayı yeni malike rücu edebilir. O halde, somut olayda davacının üyelik sıfatı ile kooperatife yaptığı ödeme yönünden yeni malik olan davalıya rücu edebileceği gözönünde bulundurularak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.