YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13276
KARAR NO : 2013/12592
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, Tahirbey Mahallesi çalışma alanında bulunan ve … sırasında yol vasfı tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkle boyalı 111,23 m2’lik taşınmazın 194 ada 9 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün tarım arazisi olduğu, bu bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı adına tapuda kayıtlı komşu 194 ada 9 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit görmüş, … tespiti itiraz edilmeksizin 20.7.2007 tarihinde kesinleşmiş, 194 ada 9 parsel sayılı taşınmaz 27.9.2011 tarihinde çapa dayalı olarak davacıya satılmıştır. Davacı, komşu 194 ada 9 parsel sayılı taşınmazı çapa dayalı olarak satın almış olduğuna göre bu taşınmazın geometrik şekli ile bağlıdır. Dava dışı 194 ada 9 parsel sayılı taşınmazın önceki malikinin zilyetliğine dayanarak dava açmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Kaldı ki, mahallinde yapılan keşifte beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ile 24.4.2013 tarihli ziraatçı bilirkişi raporundan, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmazın tarım arazisi olmadığı, davacı yararına 3402 sayılı … Kanunu’nun 14 ve 17. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmaza yönelik davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı … temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.