Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10943 E. 2019/2454 K. 11.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10943
KARAR NO : 2019/2454
KARAR TARİHİ : 11.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet

… Plastik San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.’nin yetkilisi olan sanığın “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlendiği” iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, sahte fatura düzenlemediğini, şirketle ilgili herhangi bir faaliyette bulunmadığını, beyanname de vermediğini söylemesi nedeniyle, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
1- 2009 ve 2010 takvim yılına ait faturalar ile sanığın sorumlu olduğu dönemlerde verilen KDV beyannamelerinin, kullanan şirketlerden ve bağlı bulunduğu vergi dairesinden araştırılarak dosyaya getirtilmesi, faturalar ve beyannameler sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki ve beyannamelerdeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
2- Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediği ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3- Kabule göre de;
a) Her iki takvim yılı açısından da faturaların birden fazla olup olmadığı araştırılarak, zincirleme suçla ilgili TCK’nin 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.