YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35745
KARAR NO : 2019/7051
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 14.02.2007-2012 Kasım tarihleri arası otopark görevlisi olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 1.350,00 TL olduğunu, iş akdinin 2012 yılı Kasım ayında işverenlik tarafından haksız şekilde feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile resmi tatil ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; İspark’ın 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 26. maddesine istinaden kurulduğunu ve otopark işletmeciliği yaptığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi bir kuruluş olduğunu, 4734 sayılı Yasa çerçevesinde personel hizmetinin ihale yapmak suretiyle yüklenici firmalardan temin edildiğini, personellerin işe alınmasının, işten çıkartılmasının, iş mevzuat ile ilgili uygulamaların işçi ile yüklenici firma arasında gerçekleştiğini, İspark’ın bu ilişkiye müdahil olmadığını, davacının İspark’ın Kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirdiği ihaleler suretiyle hizmet satın aldığı UCS Hizmet Yönetim A.Ş.’nin çalışanı olarak, hizmet sözleşmesiyle bağlı bulunduğu şirketin tasarrufu doğrultusunda İspark tarafından işletilen otoparklarda otopark görevlisi olarak çalıştığını, otopark gelirinin elde edilmesini engelleyecek ve haksız kazanç sağlayacak şekilde usulsüz ücret tahsil etmesi, İspark’ın ticari itibar ve güvenilirliğini zedeleyen davranışları nedeniyle iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi gereği işvereni tarafından haklı nedenle feshedildiğini, fazla mesai ücretlerinin ve çalışmış olduğu bayram-genel tatil ücretlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile resmi tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı iş akdinin haksız sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı işveren, otopark gelirinin elde edilmesini engelleyecek ve haksız kazanç sağlayacak şekilde usulsüz ücret tahsil etmesi nedenine dayalı haklı fesih savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, “…usulsüz ücret tahsili konulu 02.10.2012 günlü tutanak tanzim edilmiş ve tutanak konusu maddi olayla ilgili davacıdan 03.10.2012 günü savunma yazısı alındıktan yaklaşık bir ay sonra iş akdi işverenlik tarafından feshedilmiştir. İşverenin haklı fesih hakkını 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesinde aranan altı işgünlük hak düşürücü süre içinde kullanmadığı (feshe dayanak son tutanak 02.10.2012, davacıdan alınan savunma yazısı 03.10.2012 tarihli olup, fesih işlemi ise 06.11.2012 günü gerçekleştirilmiştir) anlaşıldığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kabul edilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının müşterilerden park ücretlerini aldığı halde park ücretlerini sisteme girmediği, davacının bu eyleminin doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu, işverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük sürenin feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlayacağı, bu konuda soruşturma yapılmasının süreyi başlatmayacağı, nitekim eylem ile ilgili tutanağın 02.10.2012 tarihinde tutulduğu, davacının savunmasının 03.10.2012 tarihinde alındığı, olaya yönelik bilginin davacının kayden işvereni olan ihale sahibi yüklenici dava dışı UCS Hizmet Yönetim A.Ş.’ye 05.11.2012 tarihinde verilerek personelin işten el çektirilmesinin istenildiği, fesih işleminin UCS Hizmet Yönetim A.Ş. tarafından 06.11.2012 günü gerçekleştirildiği, feshin hak düşürücü süre içinde haklı nedene dayalı olarak yapıldığı anlaşıldığından mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.