YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4837
KARAR NO : 2019/4198
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının avukatı olarak aleyhine iş mahkemesinde açılan davaları takip ettiğini ancak vekalet ücretinin ödenmediğini, tahsili için … İcra Müdürlüğü’nün 2007/1260 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takip konusunu oluşturan borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı avukat tarafından vekalet ücretinin tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğü’nün 2007/1260 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, açılan itirazın iptali davası üzerine … Asliye Hukuk Mahkemesince 2007/333 E. sayılı dosyası üzerinden İş mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.02.2013 tarih, 2010/39649 esas, 2013/4251 karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosya temyiz aşamasında iken davalı tarafından 21.02.2012 tarihinde icra dosyasına “borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla cebri icra tehdidi altında bırakıldığımızdan ve yüksek mahkeme tarafından yerel mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmesi halinde İcra İflas Kanunu’nun amir hükümleri gereğince iade almak kayıt ve şartıyla dosya borcunu icra dosyasına depo ediyoruz.” kaydıyla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen mahkemece, dava konusu borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığı kabul edilerek karar verilmediğine yer olmadığına karar verilmiş, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinden bahisle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Davalının yukarıda da bahsedildiği şekilde dava konusu borcu icra tehdidi altında ihtirazi kayıtla ödediği beyanı karşısında, yapılan ödeme, borcun kabul edildiği sonucunu doğuracak şekilde yorumlanamaz. O halde, mahkemece, yargılamaya devam edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 31,40 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.