YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5157
KARAR NO : 2012/3675
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden; davacı kocanın eşine süreklilik arzedecek şekilde fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve yersiz suçlamalarda bulunduğu, buna karşılık davalı kadının da eşine süreklilik gösterir şekilde eşi ve eşinin yakınlarına hakaret ettiği anlaşılmaktadir. Gerçekleşen bu olaylar gözönüne alındığında evlilik birliği temelinden sarsılmış olup, bu olaylarda tarafların her ikisi de kusurlu olmakla birlikte davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasında gelişen olayların niteliği karşısında evliliğin sürdürülmesinde taraflar ve çocuklar açısından bir yarar kalmamıştır. Bu nedenle davalı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup; davada Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleşmiştir. Mahkemece bu durum karşısında boşanmaya Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken; tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hükmü sonuç olarak doğru olduğundan; boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK. md. 438/son)
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan şekil ve sebeple boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.02.2012 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Değerli çoğunluğun kusur belirlemesine ilişkin saptamasına katılıyorum. Ancak davalı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemez. Evliliğin devamında taraflar ve çocukların yararı mevcuttur. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmamıştır. Dava reddedilmek üzere hüküm bozulmalıdır.