YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21495
KARAR NO : 2012/24579
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 1998 yılında evlendiğini,1999 doğumlu müşterek çocukları … ‘in doğduğunu, 2007 yılı başlarında davalının …’ya yaptığı iş gezisi dönüşünde evlilik birliğini devam ettirmek istemediğini belirterek müşterek haneyi terkettiğini, davalı aleyhine … 2.Aile Mahkemesinin 2007/459 Esas sayılı dosyası ile tedbir nafakası davası açıldığını, bu davanın davalının davacı aleyhine açtığı … 2.Aile Mahkemesinin 2007/474 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, davalının boşanma davasının reddedildiğini, derecattan geçerek kesinleşen bu davada davacı için aylık 1.000,00 TL, müşterek çocuk için 1.500,00 TL nafaka tayin edildiğini, hükmedilen nafakanın İcra takibi ile tahsil edildiğini, davalının 27.01.211 tarihinden itibaren kocalık ve babalık vazifelerini yerine getirmediğini, davacının ev hanımı olduğunu, geliri bulunmadığını, müşterek çocuğun aradan geçen zaman içinde büyüdüğünü, ihtiyaçlarının arttığını, 2007 yılında takdir edilen nafakaların yetersiz kaldığını belirterek davacı için aylık 5.000,00 TL, müşterek çocuk lehine aylık 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; nafaka talebinin fahiş olduğunu, davalının ortağı olduğu şirketin son dönemde büyük bir ekonomik sıkıntı içine girdiğini ve ticari faaliyetini durdurmak zorunda kaldığını, davalının yaklaşık 5.000.000,00 TL borcu olduğunu, gerek şahsi borçları gerekse de şirketin borçlarından dolayı icra takiplerine maruz kaldığını, davalının malvarlığının tamamı üzerinde haciz işlemi tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece “…tarafların ayrı yaşadıkları, taraflar arasındaki boşanma davasının reddedildiğini, davacının davalı ve çocuğuna maddi ve manevi yardımda bulunmadığı, ilgilenmediği, davacının işi ve geliri bulunmadığı, mağdur durumda olduğu, müşterek çocuğun okula gittiği, masraflarının olduğu, tarafların mali ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, dikkate alınarak dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacı lehine aylık 1.000,00 TL, müşterek çocuk 1999 doğumlu …lehine aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine, aylık toplam 2.500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerektiği hususunda tam bir vicdanı kanaate varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içerisinde bulunan … 2.Aile Mahkemesinin 14.04.2009 tarih 2007/474 Esas 2009/381 Karar sayılı dosyanın incelenmesinden; davacı karşı davalı …’in boşanma davasının reddine karar verildiği, dava tarihinden kesinleşme tarihine kadar davalı karşı davacı … lehine aylık 1.000,00 TL, müşterek çocuk lehine aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, hükmün Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 29.09.2010 tarihli ilamı ile onandığı, hükümn 27.01.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Dosyada davacı hakkında yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmasında; davacının ev hanımı olduğu, çalışmadığı, geçimini annesinin sağladığı tespit edilmiştir.
Davalının şirket adreslerinde yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında; adreslerde bulunmadığı, tanınmadığı, adres kayıt sisteminde … Mah. … …/… adresinde kaydının bulunduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmış, mahkemece bu adreste herhangi bir sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmamıştır.Buna göre, davalının aylık geliri tam ve sağlıklı olarak saptanmamış, hükmedilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücünün olup olmadığı denetime imkan verecek nitelikte araştırılmamıştır.Mahkemecece yapılacak iş, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını tam ve sağlıklı olarak saptadıktan ve özellikle davalının sosyal ve ekonomik durumunun denetime imkan verecek nitelikte araştırılarak, hissedarı olduğu şirketin ticari faaliyetinin devam edip etmediği,şirketle ilgili olarak hisse miktarları ve ne kadar gelir elde ettiği hususlarındaki delillerin tam olarak toplanıp, bu konuda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının tüm gelir ve malvarlığının tam ve sağlıklı olarak tespit edilip, sonucuna göre, davacı tarafın geçimi ve ihtiyaçları için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde “hakkaniyete uygun” nafakaya hükmetmek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.