Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/1090 E. 2011/7423 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1090
KARAR NO : 2011/7423
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davalar, alacağın tahsili istemiyle açılmış ve birleştirilerek yargılaması yapılan iki davanın da mahkemece reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı … tarafından açılan davada yapılan inşaat işi bedelinin tahsili davasının yargılaması sırasında; aynı davacı tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2006/252 Esas sayılı davanın birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki davanın yargılamasında; mahkemece, 25.11.2008 tarihli oturumda, 02.12.2008 günü saat 13:00’da yerinde keşif yapılmasına, bilirkişi isimleri belirlenmeden üç kişilik bilirkişi kurulu
oluşturulacağı öngörülerek her bir bilirkişi için ayrı ayrı 400,00 TL ücretin takdiri ile mahkemenin yasal yolluğu ile birlikte toplam 1.250,50 TL keşif ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş; ancak, masraf yatırılmadığından keşfin yapılamadığına ilişkin 02.12.2008 tarihli tutanak düzenlenmiştir. 17.02.2009 günlü oturumda ise; yapılmayan keşfin 02.03.2009 günü saat 09:00’dan itibaren yapılmasına, yeni yıl nedeniyle değişen harçlar nedeniyle bakiye harcın davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına karar verilmiş ve yapılamayan keşfe ilişkin 02.03.2009 tarihli tutanak düzenlenmiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen ve keşfin yapılmasına ilişkin ara kararlarının davacı tarafından yerine getirilmediği ve verilen ikinci sürenin yasal olarak kesin süre olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 163. maddesi hükmü gereğince, davanın taraflarına verilen sürenin kesin olduğunun kabul edilebilmesi için, ara kararda taraflarca yapılması gereken işler ayrıntılı bir şekilde belirlendikten sonra, ara kararın yerine getirilmemesi durumunda ne gibi işlem yapılacağının da mahkemece taraflara duyurulması zorunludur. Kesin süre içinde kararlaştırılan işlerin yerine getirilmemesi halinde sonucun ne olacağının da davanın tarafına bildirilmesi gerekmektedir. Hatta, keşif için gerekli taşıt aracı için dahi yeterli masrafında ara kararında gösterilmesi gereklidir. Az yukarıda açıklandığı üzere; mahkemece oluşturulan ara kararları HUMK’nın 163. maddesi hükmüne aykırı olduğu gibi; 6100 Sayılı HMK’nın 94. maddesi hükmüne de aykırıdır. Çünkü, mahkemenin ara kararları yapılacak işleri açık ve eksiksiz olarak göstermediği gibi, ara kararlarının gereğinin yerine getirilmesi için davacı tarafa süre dahi verilmemiştir. Ara kararların yerine getirilmemesinin sonuçları davacı tarafa bildirilmemiştir. Bu sebeplerle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken; mahkemece, hukuksal olmayan gerekçeyle davaların reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.