Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/12724 E. 2018/17326 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/12724
KARAR NO : 2018/17326
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Meni Müdahale, Tespit

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar, dava dilekçelerinde; dava konusu 2125, 2126, 2127, 2128, 2121, 2122 ve 2123 parsel sayılı taşınmazları……’ün ortakçı olarak ekmekte iken vefat ettiğini ve taşınmazları oğlu davalı …’ün ortakçı olarak ekmeye başladığını, davalının giderleri çıktıktan sonra kendilerinin payına düşen net gelir olarak 2012 yılında 2.600 TL, 2013 yılında 3.200 TL, 2014 yılında da 3.000 TL verdiğini, davalının 2012, 2013 ve 2014 yıllarında kendilerine verdiği miktarları nasıl hesapladığını belirtmediğini 2012, 2013 ve 2014 yılları ürünleri için toplam net değerlerinin ne olduğunun tespitini, 2016 yılından itibaren ortakçı olarak …’e ektirmek istemediklerinden …’ün 2015 yılı hasat dönemi bitimi olan Aralık 2015’ten itibaren taşınmazlara elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ……… Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, hükmün davacılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine; 1. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli 2016/4557 Esas 2016/7150 Karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır ve 1. Hukuk Dairesinin 26.10.2016 tarih 2016/12758 Esas 2016/9789 Karar sayılı ilamı ile davacının karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hüküm kesinleşmiştir.
Davacı … 14.05.2018 havale tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece aynı dosya üzerinden ek kararla yargılamanın yenilenmesini gerektirecek herhangi bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle davacı …’un yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebin reddine ilişkin karar davacı … tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, görevsizlik kararının kesinleştiği, yargılamanın yenilenmesi davası diye bir davanın olmadığı, bunun bir kanun yolu olduğu, mahkeme kararının daha önce onandığı, karar düzeltme talebinin reddedildiği, davacının temyiz etmekte hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin hukuki yarar olmadığından reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz talebini reddetme yetkisi, Yargıtay’a aittir. Ancak, iki halde, kararı veren mahkeme temyiz talebinin reddine karar verir. Temyiz, kanuni süre ( HUMK mad. 432.1; m.437,1) geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara (HUMK mad. 427,2-4) ilişkin olursa, kararı veren mahkeme, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili yasal düzenleme gereği ilk derece mahkemesinin temyiz isteminin reddine karar verebileceği bir durum söz konusu olmadığından, ……… 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli 2015/750 Esas 2015/727 Karar sayılı Ek Kararının kaldırılmasına karar verilerek; davacı …’un esasa yönelik temyiz isteminin incelenmesine geçildi.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3/2. maddesi ile kanun yollarına ilişkin olarak 1086 sayılı HUMK’un 427 ile 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı öngörülmüştür. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi talebi sebep ve koşulları hakkında HUMK’un 445-454. maddeleri uygulanacaktır. Yargılamanın yenilenmesi istemi ayrı bir dava konusu olup; buna ilişkin dava dilekçesi hükmü veren mahkemeye verilir ve orada tetkik olunur. (HUMK mad. 448).
Bu itibarla talebin (yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin) harcı yatırılarak ayrı bir dava olarak esasa kaydedilmesi, diğer davalarda olduğu gibi HMK’nin122 vd. maddelerindeki yargılama aşamalarına göre gerekli usuli işlemlerin yürütülmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hakim davayı esasa girmeden reddeder. HMK’nin 379. maddesindeki duruşma açılmasını zorunlu hale getiren düzenleme karşısında, mahkemece bu yön gözetilmeksizin duruşma açılmadan evrak üzerinden karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yasal gereklilikler bu yönde iken, mahkemece, gerekli harç tamamlatılmadan, ayrı esas kaydı ve duruşma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı … ……’un temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

B.A