YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4095
KARAR NO : 2013/5588
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22…2010 tarih ve 2007/198-2010/716 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ….03.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … Urus dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “İzin ve Teşvik Belgesi”ne istinaden Kentbank A.Ş. ve Toprakbank AŞ’den 2000 yılında döviz kredisi kullandığını, kredilerin yatırım teşvik belgesine dayalı olarak yıldan uzun vadeli olması nedeniyle Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi(BSMV) muafiyeti uygulandığını, 2000 yılının ikinci yarısından itibaren döviz kurundaki aşırı yükselme nedeniyle kredi kullanılan bankalar yüksek faiz uyguladığı için müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için kredilerin bir kısmının 2000 yılında kapatıldığını, bir kısmının da 2001 yılında ödendiğini, davalı bankanın kullanılan kredilerin vadesinin bir yıldan az olduğu iddiasıyla müvekkiline ait teminat mektubunu 28…2006 tarihinde nakde çevirerek KKDF ve BSMV kesintileri ve bunların gecikme faizlerini tahsil ettiğini ve yetkili vergi dairesine yatırdığını bildirdiğini, söz konusu ödemeler VUK’nun 114. maddesindeki zamanaşımı süreleri dolduktan sonra yapıldığı için müvekkilinden talep edilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin 31…2005 tarihinde dolduğunu, 28…2006 tarihi itibarıyla KKDF ve BSMV kesintisi yapılamayacağını, 2001 yılında yapılan ödemeler için de kredi 1 yıldan uzun vadeli olduğu için KKDF ve BSMV muafiyetinden yararlanacağını ileri sürerek, teminat mektubunun nakde çevrilmesi şeklinde yapılan ….059,95 YTL kesintinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında kullandığı kredilere BSMV ve KKDF istisnası uygulandığını, ancak kredi vadesinin 1 yıldan az olması nedeniyle BSMV ve KKDF istisnasının uygulanmayacağının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkilince vergi ve cezaların tamamının ödendiğini, bu ödemelerden davacının sorumlu olduğunu, KKDF ve BSMV ödemelerinin zamanaşımına uğramadığını, davacının imzaladığı taahhütname ile müvekkili bankanın vergi dairesine yatıracağı tutardan sorumlu tutulmayacağını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımı süresinin VUK’nun 114. maddesinde “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar” şeklinde düzenlendiği, madde metninde 5228 sayılı Kanun’la
yapılan değişiklikle 31.07.2004 tarihinden geçerli olmak üzere “Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar.” düzenlemesine yer verildiği, vergi hukukunda kanunilik ilkesinin esas olduğu, olayda Vergi Dairesi’nin Merkez Bankası’nın talimatını esas aldığı, bu düzenlemenin vergi hukuku bakımından asli kaynak sayılamayacağı, VUK’nun 114/…. fıkrası 31.07.2004 tarihinden geçerli olmak üzere kabul edildiği için bu tarihten önceki olaylara uygulanamayacağı, zamanaşımı konusunda VUK’nun 114/1 maddesinin olaya uygulanması gerektiği, zamanaşımı süresinin kredinin kullanıldığı 01.01.2001 tarihinde başlayıp, 31…2005 tarihinde dolduğu, bu sebeple davacı şirketten 28…2006 tarihinde yapılan kesintinin zamanaşımı süresinin dolmasından sonra gerçekleştiği, davacı şirketin BSMV’den muaf tutulmasını gerektirecek herhangi bir husus bulunmadığı, BSMV yönünden de zamanaşımı süresinin 31…2005’te dolduğu, KKDF ve BSMV açısından tahsilâtın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra gerçekleştiği, davalı taraf, davacının söz konusu kesintiler nedeni ile davalı bankayı sorumlu tutmayacağına dair taahhütname imzaladığını savunmuş ise de davalının söz konusu durumun ortaya çıktığı tarihte KKDF ve BSMV bakımından zamanaşımı süresini kontrol edip zamanaşımı dolmuş ise bu hususta gerekli yasal yollara başvurarak müeyyide uygulanmasının önüne geçmesi gerekirken yasal yollara başvurmayıp kendiliğinden söz konusu ödemeleri yaptığı, hiç kimsenin kendi fiili ile başkasının hukuki durumunu ağırlaştıramayacağı, davalının ilgili mercilere karşı zamanaşımı savunmasında bulunmamasının olumsuz sonuçlarını davacıya yükleyemeyeceği gerekçesiyle ….059,95 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının davalı bankadan yatırımı teşvik belgesi kapsamında kullandığı krediden kaynaklanan KKDF ve BSMV vergilerinin davalı tarafından ödendikten sonra, davacı hesabından resen çekilmesi iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Vergiyi doğuran olay, davacı tarafından yatırımı teşvik belgesi kapsamında alınan kredinin erken kapatıldığı yıl olan 2001 yılında doğmuş olup 213 sayılı VUK’nun 114/…. fıkrasında da “zamanaşımı süresinin, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Bankaca ödeme 28…2006 tarihinde yapıldığına göre zamanaşımına uğramış bir ödemeden söz edilemez. Bu itibarla mahkemece, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
…-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ….03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.