YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6269
KARAR NO : 2013/5964
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….01.2012 tarih ve 2009/…-2012/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerin murisi …’ın 03/…/2007 tarihinde davalı bankadan ihtiyaç kredisi aldığını, bankanın kredinin teminatı olarak diğer davalı sigorta şirketinin acentesi sıfatıyla muris hakkında Kredili Hayat Sigorta Poliçesi düzenlediğini, murisin 08.09.2008 tarihinde öldüğünü, kredi borcunun sigorta poliçesinden karşılanması talep edilmiş ise de sigorta sözleşmesinin imzası sırasında murisin hastalığını bildirmeyip, beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği bahanesiyle ödeme yapılmadığını, oysa başvuru formunun banka elamanı tarafından doldurulup, murisin sadece imzasının alındığını, poliçe şartları konusunda murisin bilgilendirilmediği gibi, tek taraflı olarak poliçeye konulan koşulların da geçersiz olduğunu ileri sürerek, 03/…/2008 tarihine kadar müvekkillerinden tahsil olunan 6.039,88 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 03/…/2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin 6.039,75 TL bakiye borcun ödenmemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Avivasa vekili, murisin sigorta sözleşmesinden önce hipertansiyon, diyabet, gut, mellitus ve hiperlimidemi hastalıklarından tedavi gördüğünü, ancak başvuru sırasında herhangi bir hastalık bildirmeyip, beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ölüm sebebinin başvuru formunda belirtilmeyen hastalık olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartları’nın C…. maddesi gereğince müvekkilinin cayma hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin sigorta başvuru formunda yer almayan kalp rahatsızlığı sonucunda hayatını kaybettiği, poliçenin tanzimi zamanında muriste kalp rahatsızlığı bulunduğunun ve bu
durumun muris tarafından gizlendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 03/…/2008 tarihine kadar ödenen 6.039,88 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 03/01/2009-03/11/2009 tarihleri arasında ödenmesi gereken 6.039,75 TL bakiye borcun ödenmemesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı temyiz eden davalı Avivasa Emeklilik ve Hayat A. Ş. vekili Av. Muhammet Altundal’a 05.03.2012 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nın 437. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 03.04.2012 günü davalının diğer vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve …/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.’nin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Davalı … T.A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince, dava esas itibarıyle sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, bu hesaplamada davacı tarafça davalı bankanın davacılardan kredi alacağı olarak tahsil ettiği tutarın hem davalı banka hemde davalı sigorta şirketinden istirdadı ve bakiye kredi borcundan davacıların sorumlu bulunmadıklarının tespiti istenmiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar ile davalı banka arasındaki hukuki ilişki bankanın davacıların murisine kredi kullandırılması ve diğer davalı sigorta şirketinin acentası sıfatıyla sigorta poliçesi düzenlemesinden kaynaklanmaktadır.
Davalı banka sigorta poliçesinde dain ve mürtehindir. Risk gerçekleşmiş olmasına rağmen sigorta şirketinin sigorta bedelini ödememiş olması sigorta sözleşmesi tarafı olmayan bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını davacılardan isteme hakkını ortadan kaldırmayacağı gibi bankanın o ana kadar tahsil ettiği tutarı iade etmesi sonucunu da doğurmaz. Bu nedenle davacıların aldıkları kredi karşılığı yaptıkları ödemelerinin bankadan iadesi istenemeyeceğinden davalı bankaca bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, davalı banka ile sigorta şirketi aynı sermaye grubu içinde yer almakta olup davalı banka dain mürtehin sıfatıyla yaptığı ödeme talebinin, diğer davalı sigorta şirketi tarafından reddedilmesi üzerine davacı tarafın sigorta bedelinin tahsili için muvafakat isteyip istemediği ve buna rağmen muvafakat verilip verilmediği araştırılmadan, davalı bankanın tavrının MK …. kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı değerlendirilip tartışılmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiş davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
…- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davalı banka vekiline sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Avivasa Emeklilik ve Hayat A. Ş. vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, (…) numaralı
bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 368,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …Ş.’ye iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.