YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3049
KARAR NO : 2013/31190
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukat duruşmasız davalı avukat duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ile davacılar vekili avukat …’nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasını davalının avukat olarak takip ettiğini ve davanın aleyhe sonuçlandığını, davalının temyiz giderlerini yatırmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilerek kesinleştiğini, davalının temyiz hakkını bertaraf ederek zarar uğrattığını ileri sürerek, davaya konu taşınmazın rayiç değerinden şimdilik 6.000 TL.nin yasal faizi ile ödetilmesini istemişler, ıslah ile taleplerini artırmışlardır.
Davalı, davacıların murisinin avukatlığı bırakıp dosyaları kendisine devir ettiğini ve murisin temyizden feragat ettiğine ilişkin dilekçesi ve talimatı üzerine temyiz giderlerinin yatırılmadığını ayrıca bir zararın da doğmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.000 TL.nin dava 47.280 TL.nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararını davacılar tebliğ üzerine 15 günlük sürede temyiz etmememiş, davalıların temyiz dilekçesinin 21.11.2012 tarihinde tebliği üzerine 5.12.2012 tarihinde temyize cevapta karar temyiz edilmiştir. HUMK.nun 433/2 maddesi gereğince temyize cevapta kararın temyizi için gereken 10 günlük süre geçmiştir. Süresinde verilmeyen davacıların temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, avukat olan davalının kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. Davacılar murisleri aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında, davalının avukatlık yaptığı, mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararı davalının 12.9.2003 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ancak temyiz masraflarının muhtıra tebliğine rağmen yatırılmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilip kesinleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı avukat, kararı temyiz ettikten sonra, davacılar murisinin 6.12.2003 tarihli temyiz hakkından feragatına ilişkin olarak verdiği dilekçesi ve murisin talimatı ile temyiz giderlerinin yatırılmadığını savunmuştur.
Davalının bildirdiği 6.12.2003 tarihli, avukat … imzasını havi belgede, 1981/46 esas sayılı Asliye Hukuk doyasının temyiz hakkından feragat ediyorum açıklamasının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma sırasında yapılan kriminal incelemede murise ait olduğu bildirilen feragat belgesindeki imzanın aidiyeti konusunda bir tesbitin yapılamadığı ve davacı tarafça özel olarak yaptırılan imza incelemesinde de murisin eli ürünü olmadığının bildirildiği, kaldı ki, feragat dilekçesi geçerli olsa bile bu dilekçenin temyiz süresinin sonuna kadar verilmesi gerektiği açıklanarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davacılar, aldıkları özel rapora göre belgedeki imzanın murisin eli ürünü olmadığını ileri sürmüş ve mahkemece de bir imza incelemesi yapılmamıştır. Davacıların kendiliğinden aldıkları bu özel rapora itibar edilemez. Hal böyle olunca, 16.12.2003 tarihli feragat dilekçesindeki imzanın davacılar murisine ait olup olmadığı hususunda, konusunda uzman bilirkişiden grofolojik yöntemle rapor alınarak, imzanın murisin eli ürünü olduğunun anlaşılması halinde; murisin feragat beyanının hakkın özünden feragat niteliğinde olduğundan temyiz süresi geçtikten sonra verilse dahi sonuç doğuracağı yani feragat nedeni ile temyiz incelemesinin yapılmayarak dilekçenin reddine karar verileceği, davalı avukatın masraf yatırmamasının sonuca etkili olmayacağı gözetilmeli, aksi halde yani imzanın davacılar murisine ait olmadığının anlaşılması halinde de; davalı avukatın ihmali nedeni ile davacıların bir zarara uğrayıp uğramadığı yani, temyiz edilse idi davacılar yararına bir sonuç doğup doğmayacağı araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince davacıların temyiz dilekçesinin reddine, 2. Bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.