YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4344
KARAR NO : 2019/5809
KARAR TARİHİ : 18.03.2019
Hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan sanık …’ın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair İstanbul (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/07/2011 tarihli ve 2011/394 esas, 2011/505 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçunu işlediğinden bahisle, hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5941 sayılı Kanun’un 7/9, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli ve 2018/62 esas, 2018/116 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 30/05/2018 gün ve 6753 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2018 gün ve ……… sayılı ihbarnamesi ile daireye gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçu olduğu ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 7/9. maddesine göre üçyüz Türk lirasından üçbin Türk lirasına kadar idarî para cezasını gerektirdiği, sanığın söz konusu eyleminin suç olmaktan çıkıp idarî para cezasını gerektiren kabahat niteliğinde bir eyleme dönüştüğü cihetle, sanığın idari para cezası yaptırımıyla cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın 20.10.2010 tarihli “usulsüz şekilde hamiline yazılı çek düzenleme” eyleminin, 5941 sayılı Çek Kanunu 7/9. maddesi uyarınca suç teşkil ettiği gerekçesiyle sanık hakkında 22/07/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle de daha önce açıklanması geri bırakılan 500 Türk Lirası adli para cezasının 12.03.2018 tarihinde açıklandığı, 6273 sayılı Kanun’la değişik 5941 sayılı Kanun’un 7/9. maddesi uyarınca suç kaşılığında öngörülen yaptırımın, 03.02.2012 tarihinden itibaren idari para cezası olarak değiştirilmesi karşısında, sanığın daha lehine olan idari para cezası uygulanması yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli ve 2018/62 esas, 2018/116 sayılı kararının CMK’nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın üzerine atılı hamiline çek defteri yaprağı kullanmadan hamiline çek düzenlemek suçundan 5271 sayılı CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, verilebilecek idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına, 18/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.