YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/95
KARAR NO : 2019/4374
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : …
DAVALI-DAVACI : …
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; manevi tazminatın miktarı, ziynet alacağı talebinin güncel şekilde değerlendirilerek verilmemesi ve karşı davada lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece bozma öncesi verilen 19.02.2015 tarihli ilk hükümde, davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir. Kadının ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik bu hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmemiş, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise temyiz edilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin ziynete yönelik iş bu temyiz talebi mahkemenin 09.11.2016 tarihli ek kararı ile, süresinde temyiz nispi harcının yatırılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, verilen bu ek karar davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmeyerek mahkemenin bozma öncesi ziynetin kabulüne yönelik verdiği karar kesinleşmiştir. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın bozma sonrası yapılan yargılamada kesinleşen kadının ziynet alacağı davası hakkında yeniden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece bozma öncesi verilen 19.02.2015 tarihli ilk hükümde kadın ve yanında bulunan ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren aylık 200,00’er TL tedbir nafakası ile ortak çocuk yararına kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 200,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, bu hüküm erkek tarafından her iki boşanma davasına, kadın tarafından ise karşı dava yönünden lehine vekalet ücreti verilmemesine yönelik olarak temyiz edilmiş, bozma sonrası verilen ikinci kararda; kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakası ile ortak çocuk yararına aylık 275,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir. İlk hükümde kadın ve ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakaları ile ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası, davacı-karşı davalı kadın tarafından temyize getirilmeyerek, bu miktarlar yönünden davalı-karşı davacı erkek lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı-karşı davacı erkek aleyhine yazılı miktarlarda tedbir nafakaları ve iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yargılama gideri davada haksız çıkan taraftan alınır (HMK m. 326). Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK m. 323). Davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davası reddedildiğine göre davada kendisini vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı kadın yararına reddedilen karşı dava yönünden de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
5-Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Davacı-karşı davalı kadının usulüne uygun olarak yasal süresi içeresinde ileri sürülmüş yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talebi bulunmamaktadır. O halde mahkemece, talep olmaksızın davacı-karşı davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.04.2019 (Çrş.)