Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/1605 E. 2019/3245 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1605
KARAR NO : 2019/3245
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2017 tarih ve 2015/311 E. – 2017/219 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/01/2018 tarih ve 2017/1747-2018/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketçe yapılan 2013/66373 sayılı, “ŞEKİL + DIAMOND” ibareli, 29, 30 ve 32. sınıf mal/hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna, davalı şirketçe 2002/20949 sayılı, “ŞEKİL” ibareli, 2002/20610 sayılı, “FERRERO + ŞEKİL” ibareli, 2003/10605 sayılı, “FERRERO ROCHER + ŞEKİL” ibareli, 2002/20947 sayılı, “ŞEKİL” ibareli, 2010/60694 sayılı, “FERRERO ROUCHER + ŞEKİL” ibareli ve 2005/17042 sayılı, “ŞEKİL” ibareli, 30. sınıf mal/hizmetleri içeren markalarına dayanılarak yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara karşı tekrar yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul edilerek müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, TPMK YİDK’nın 2015-M-6137 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …P.A. vekili, davaya konu başvuruda “ŞÖLEN DIAMOND” kelimesinin bulunmasının müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu “ŞEKİL” markası ile yaratılan benzerliği ortadan kaldırmadığını, markadaki asıl unsurun dikdörtgen kutu içerisinde sunulan pralin şekil olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, daha önceki markalarının değişik mahkemelerce hükümsüz kılınmasına rağmen bu başvurunun yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunmalar, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “ŞÖLEN DIAMOND + ŞEKİL” ibareli başvuru markası ile davalının “ŞEKİL” markaları arasında aynı emtia sınıfı yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davacının “ŞÖLEN DIAMOND + ŞEKİL” ibareli başvuru markasını gördüğünde, davalının “ŞEKİL” markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesine göre taraf markaları arasında iltibasın oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının redde mesnet olan markasının, sektöründe oldukça bilinen bir marka olması nedeniyle markalar arasında kısmen farklılıklar olsa da görsel olarak benzer olduğu, taraf markalarının ilişkili olduğu mal/hizmetlerin aynı ve aynı türden olduğu, ortalama düzeydeki alıcıların her iki tarafa ait tanıtım işaretlerinin farklı işletmelere ait iki ayrı tanıtım vasıtası olduğunu anlamalarının mümkün olmadığı gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 556 sayılı KHK’nın 5/2.maddesi uyarınca mal veya ambalajla birlikte tescil ettirildiğinde, tescil olunan markada yer alan ürün veya ambalaj görselleri yönünden marka sahibine inhisari hak sağlamayacağından, şeffaf kutular içerisinde jelatin ambalajlı yiyecek ürünü satılması, davalı markaları ileri sürülerek engellenemeyecek ise de, davacı tarafça tescil ettirilmek istenen şeffaf kutu içerisinde yer alan ambalajlı ürünlerin, yine davalı şirket adına tescilli 2005/17042 sayılı üç boyutlu şekil markasındaki şekil ve ibarelerin yerleşim konsepti ve kompozisyonu itibariyle yüksek benzerlik oluşturması ve karıştırılmaya yol açabilecek nitelikte olması ve kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.