YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2833
KARAR NO : 2019/1447
KARAR TARİHİ : 05.03.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : SAYISALLAŞTIRMA KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sayısallaştırma kadastrosu sırasında … Köyü çalışma alanında ve tapuda paylı olarak davacı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 14 parsel sayılı 11000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 120 ada 16 parsel numarasıyla ve 10.568,88 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 13 parsel sayılı 17900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 120 ada 12 parsel numarasıyla ve 19.358,60 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı …, sayısallaştırma işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 120 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, sayısallaştırma raporunun iptal edilerek … Köyü 120 ada 16 ve 12 parselin 01.07.2014 tarihli fen bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişilerin raporu doğrultusunda 120 ada 16 parselin (eski 14 parsel) yüzölçümünün 11517.83 metrekare, 120 ada 12 parselin (eski 13 parsel) 18393.30 metrekare olarak düzeltilerek sayısallaştırma raporunun bu şekilde kesinleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-1. maddesinden kaynaklanan sayısallaştırma kadastrosuna itiraza ilişkin olup, davacı …’un kayıt maliki olduğu eski 14, yeni 120 ada 16 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu ve taşınmazda davacı dışında paydaşların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın açılış şekli itibarı ile, tüm paydaşların hukukunu etkileyecek şekilde istemde bulunulmuştur. Paylı (müşterek) mülkiyette, bir paydaşın diğeri adına dava açma ya da savunma yetkisi olmadığından davanın tüm paydaşlar tarafından birlikte açılması gerekir. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, mahkemece bu şart yerine getirilmedikçe davanın esasına girilerek hüküm kurulması olanaksızdır.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilindeki eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla tüm deliller birlikte değerlendirilerek
sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.