YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/758
KARAR NO : 2019/2763
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın, olay günü 155 polis imdat hattını arayarak yaptığı telefon görüşmesi sırasında Cumhurbaşkanı ve Başbakana yönelik sarf ettiği hakaret sözlerinin aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu anlaşılmakla, tek fiille birden çok müştekiye karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenmiş bulunan aynı nev’iden fikri içtima hükümleri uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinden, sanığın Cumhurbaşkanına yönelik sözleri nedeniyle de ayrıca soruşturma yürütüldüğünün iddianamede belirtilmesi karşısında; temyiz kapsamı dışında kalan Cumhurbaşkanına yönelik hakaret suçundan yürütülen soruşturma akıbetinin araştırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamda, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanığa atılı mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümleri uygulanarak hüküm kurulup kurulmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı, sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.