Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/12271 E. 2019/5641 K. 18.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12271
KARAR NO : 2019/5641
KARAR TARİHİ : 18.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın savunmasında mahkemeye bildirdiği adresinde gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması, bu adreste bulunamaması, adresten ayrılmış olması ve yeni adresinin tespit edilememesi halinde nüfus kaydında yer alan yerleşim yeri adresinde Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağı gözetilmeden, mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 22/04/2015 tarihinde yapılan tebligat işlemi usulsüz bulunduğundan, 04/05/2015 tarihli temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde, sanığın “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklinde düzenleme yer almakta ise de;
Katılanın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı katılan adına “birlikte oturan oğlu … imzasına..” 19/04/2010 tarihinde tebliğ edildiği, Ulusal Yargı Ağı (UYAP) sisteminde yer alan nüfus aile kayıt tablosuna göre katılan adına tebligatı alan oğlu …’in 03/01/1993 doğumlu olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 22. maddesi gereğince yapılan tebligat işlemi usulsüz bulunduğundan, söz konusu kararın henüz kesinleşmediği, bu nedenle deneme süresi içinde işlenmiş bir suçtan bahsedilemeyeceği gözetilmeden, ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
2-Hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun bildirilmesi üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak ve sanığın beyanı alınarak CMK’nin 231/11. maddesine uygun olarak hükmün aynen açıklanması gerektiği; ancak mahkemece duruşma açılmasına rağmen sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadan yazılı şekilde sanığın beyanı alınmadan karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
3-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas – 2015-85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53.maddesinin bazı fıkralarında yer alan ibarelerinin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.