Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/3438 E. 2013/6371 K. 29.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3438
KARAR NO : 2013/6371
KARAR TARİHİ : 29.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen …/01/2012 tarih ve 2008/81-2012/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada müdür yardımcısı olarak çalışmakta iken ….2007 tarihinde haksız bir şekilde görevine son verildiğini, davalı bankada görev yaptığı sırada müvekkilinin yine davalı bankada yatırım hesabının bulunduğunu, işten ayrıldıktan sonra bu hesaptaki parasını almak için davalı bankaya müracaat eden müvekkilinin, hesabındaki paranın alındığını öğrendiğini, müvekkilinin bilgisi dışında hesabındaki parasını alan davalı bankanın bu eyleminden sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 47.829,51 TL maddi, ….000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının eşinin de müvekkili bankada çalıştığını ve 2003 yılında zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiğini, davacının eşinin usulsüz işlemlerinde davacıya ait söz konusu hesabı kullandığının anlaşılması üzerine hesap üzerine bloke konulduğunu, daha sonra da hesaptaki paranın hesap mahsup edildiğini, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankada bulunan yatırım hesabına, davalı banka tarafından 01.04.2004 tarihinde davacının eşi …’ın zimmet borcuna mahsuben el konulduğu, davacının eşi de olsa üçüncü kişi konumundaki …’ın haksız eylemine katkıda bulunduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla banka uygulamasının doğru olmadığı ve hukuka aykırı bulunduğu, davacıya ait yatırım fonlarının dava tarihi itibariyle bedellerinin iadesinin gerektiği, davalının, davacının bankadaki hesaplarına el koymasının banka personeli tarafından öğrenildiği ve zimmet suçuna iştirak ettiği şeklinde yorumlanabileceği, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalının hukuka aykırı bu eylemi nedeniyle davacının manevi tazminata da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 47.829,51 TL maddi, ….000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…- Dava, davalı banka çalışanı olan davacıya ait hesaptaki paraya davalı tarafından el konulmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
MK’nun …. ve BK’nun 49. maddeleri uyarınca kişilik hakları hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir. Somut olayda, davacı ve dava dışı eşi davalı bankanın çalışanları olup davacının eşinin zimmetine para geçirmesi nedeniyle iş akdi sona erdirilmiş, zimmet borcuna mahsuben de davacının hesabındaki paraya el konulmuştur. Her ne kadar davacının zimmet eylemine katıldığı kesin olarak kanıtlanamadığından, davalı bankanın açıklanan el koyma işleminin yasal bir dayanağı bulunmamakta ise de sırf bu işlemin davacının kişilik haklarına tecavüz oluşturduğu da kabul edilemez. Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan yasa maddelerindeki koşulların oluşmadığı gözetilerek manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (…) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz Peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.