Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/1164 E. 2019/2545 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1164
KARAR NO : 2019/2545
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2015 tarih ve 2015/193-2015/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “MODA” ibareli 18. sınıf emtiayı kapsayan 2014/29502 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesince 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinin a ve c bendi hükmü uyarınca reddedildiğini, anılan ibarenin müvekkilinin ticaret unvanının ayırıcı unsuru olduğunu, 40 yıldan beri kullandığını, ayrıca 2005/42074, 2010/39505, 2008/11717, 2009/23984, 2011/107928 sayılı marka ve marka tescil başvurularının sahibi olduğunu, müvekkilinin 10.04.2014 tarihinde gerçekleştirdiği 18.sınıf ürünleri içeren, ticaret unvanının ayırıcı unsuru da olan başvuru konusu işaretin kesintisiz ve fasılasız olarak uzun yıllardan buyana tescili talep edilen emtia bakımından kullanılarak ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırıldığı, bu nedenle vasıf bildirici olarak nitelendirilmesinin olanaksız olduğu ve tescil başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi uyarınca reddinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesi ile red kararının kaldırılması için itiraz edildiğini, itirazın …’nın 2015/M-2265 sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek … kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tescili istenen ibarenin herkesin kullanımına açık, ayırt ediciliği bulunmayan bir sözcük olduğunu, marka algısı yaratmadığını, münferit bir kullanımı olmadığından kullanımla ayırt edicilik kazandığın da bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, başvuruyla “MODA” ibaresinin korunma altına alınmak istendiği, “MODA” ibaresinin sunulacak ürün ve hizmetlerle ilgili modaya uygun yenilik içerdiğine yönelik bir tanımlama olduğu, ortalama tüketicilerin hemen hemen tamamının işareti bu mesajla algılayacağı, kelimenin başkaca bir unsur içermeksizin, sadece büyük harfle yazılmış bulunmasının bu algıyı değiştirmediği, bu ibarenin bir bütün olarak başvuru konusu reddedilen 18.sınıf ürün ve hizmetler için herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişkin bir kanıt da bulunmadığı, sunulan delillerden bu yönde kanaat elde edilemediği, davacının “MODA” ibaresini de içeren birçok markasının bulunmasının davacıya işbu başvurunun tescili hakkı vermeyeceği, zira davacının diğermarkalarında başka bazı unsurların da bulunduğu, bu nedenle kurum kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.