YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8541
KARAR NO : 2019/4753
KARAR TARİHİ : 07.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, müşteki …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanığın, müşteki …’yi kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Müşteki … hakkında düzenlenen Alanya Devlet Hastanesinin 26.10.2012 tarihli geçici raporunda; ”sol koltuk altında 3-4 cm kesici-delici alet yaralanması mevcut, axilla da 12 cm derine ulaştığı, ameliyatla kanamanın kontrol altına alındığı, hayati tehlikeye neden olduğunun” belirtildiği ve yine Çeşme Devlet Hastanesinin 14.02.2013 tarihli, Genel Cerrahi Uzmanınca düzenlenen raporunda; geçici raporda tespit edilen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olduğunun bildirildiği, Alanya Devlet Hastanesinin 19.03.2014 tarihli raporunda ise; acil serviste tedavisinin yapıldığı ve taburcu edildiği, herhangi bir serviste yatarak tedavi olmadığı anlaşılmakla; yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtilmiş olması karşısında, raporlar arasında mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, müştekiye ait tüm tedavi belgeleri ve geçici ve kesin raporların en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, öncelikle müştekinin olay nedeniyle hayati tehlike geçirip geçirmediği hususunda olmak üzere, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz ve çelişkili raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.