Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8185 E. 2011/16180 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8185
KARAR NO : 2011/16180
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesinde 8.584.82 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; davacının …… 7.Aile Mahkemesinin 2003/572 E.- 2003/236 K.sayılı ilamı ile tapu sahibi ölü kişi adına 3561 sayılı yasa ve Türk Medeni Kanunu 472/1 maddesi gereği kayyım tayin edildiğini, davalının, ölü kişi (………) adına kayıtlı olan …… ili …… ilçesi …… Mahallesinde 564 parselde kayıtlı taşınmaza ev yapmak suretiyle haksız işgalde bulunulduğu ileri sürülerek 18.11.2003 ile 19.02.2008 arasındaki beşyıllık ecrimisil bedeli olan 8.584.82 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır. (YİBK. 16.12.1983 gün ve 1983/5 E.-1983/6 K.)
Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.
Davada ise; 364 parselin malikinin (……’nın) ölü olması nedeniyle 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca … ölü şahsın hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım olarak atanmış, kayyımın verdiği yetki üzerine de Hazine avukatınca eldeki dava açılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 tarih ve 2011/3-243 E.-392 K.sayılı kararında belirtildiği üzere; mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan Defterdar; burada
Hazineyi temsil etmemekte, aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumaktadır. Hazine avukatını vekil tayin etmiş olması da Hazine adına hareket ettiğini kabul için yeterli değildir.
O halde, taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı harçlar Kanunu kapsamında harçtan muaf olmadığı açıktır. 3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde “Kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır” hükmüne yer verilmiş ise de burada yargı harçlarından bağışıklığa dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu durumda dava açılırken davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç ile ıslah harcı belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan bozma nedeni uyarınca diğer temyiz itirazları incelenmeksizin şimdilik hükmün bu yönü ile bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.