Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/9657 E. 2019/1636 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9657
KARAR NO : 2019/1636
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve karşı davanın kabullerine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı … vekili, duruşmasız olarak davacı-davalı mirasçıları vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.02.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … bizzat ve vekili Av. … geldi. Diğer taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-davalı … vekili, evlilik birliği içinde davalı kadın adına iki adet taşınmaz alındığını, ayrıca kadın adına banka hesabında birikim bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL katılma alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur. Yargılama devam ederken 25.02.2015 tarihinde İbrahim’in vefatı üzerine yasal mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.
Davalı-davacı … vekili, karşı dava dilekçelerinde evlilik birliği içinde karşı davalı erkek adına edinilen bir adet taşınmaz bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiş, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüyle 55.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın kabulüyle 12.300,00 TL’nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı-davalı mirasçıları vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarruf ilkesinin doğal bir sonucu olarak hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya veya başka bir şeye hüküm veremez. Eş söyleşiyle hakim, davacının talep sonucu ile bağlı olduğundan, bu talepten fazlasına karar veremez. (HMK 26). Somut uyuşmazlık incelendiğinde asıl dava ve karşı dava dilekçelerinde talep miktarlarının 1.000,00 TL olduğu ve her iki dava yönünden de yargılama devam ederken ıslah ile talep miktarı arttırılmadığına göre her iki davada talep aşılarak yazılı şekilde alacağa karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup başkaca hususlar incelenmeksizin hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-davalı mirasçıları vekili ve davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacı/davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı/davacı verilmesine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi