Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/8862 E. 2019/3404 K. 28.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8862
KARAR NO : 2019/3404
KARAR TARİHİ : 28.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydı Düzeltilmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesine; davacının annesi …’nin, davacının babası olan …’tan 35-40 yıl önce boşandığını ve hemen ardından 1965 yılında … soyadlı kişiyle evlendiğini, anne …’ün, her ne kadar … soyadlı kişi ile resmi olarak evli olup, davacının babasıyla olan evliliğinin yıllar önce sona ermesine rağmen … Nüfus kayıtlarında halen davacının babası … ile evli olarak gözüktüğünü, mirasçılık belgesi alınması sırasında oluşabilecek olası sorunların önlenmesi bakımından, anne …’ün, … ile evli şeklindeki kaydının, … soyadlı kişiyle yaptığı evlilik tarihinden itibaren … nüfus kütüğünden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; nüfus kaydında düzeltim talep edilen … …’ın 554 Sayılı Af Kanunu’na göre 01/08/1957 tarihinde … ile evlendiği ve yine Af Kanunu’na göre 01/04/1964 tarihinde … … ile evlendiği tespit edilmiş olup, boşanmaya ilişkin herhangi bir belge ya da ilam dosyaya sunulamadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacının annesi …’nin 554 Sayılı Af Kanunu’na göre 01/08/1957 tarihinde … ile evlendiği ve yine Af Kanunu’na göre 01/04/1964 tarihinde … … ile evlendiği ancak, ilk evliliğinde boşandığına ilişkin bir bilginin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kişinin evli iken bir başkası ile ikinci bir evlilik yapması olası olmadığından, boşanma kararı olup olmadığı veya bu karara ilişkin bir bilgisinin olup olmadığı ve varsa ibrazı konusunda süre verilmesi, mahkemelerden Memiş ve … …’ın boşanmalarına dair ilam bulunup bulunmadığının araştırılması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.