YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10923
KARAR NO : 2013/3529
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, davalı adına tapuda kayıtlı olan, … Mahallesi 298 ada 32 parsel sayılı 388,11 m² yüzölçümlü taşınmazın, 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 04.12.2011 tarihli krokili raporda (B) ile gösterilen 311,73 m² bölümün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
…. Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 3402 sayılı Kanun gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve ilân edildikten sonra kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yörede genel arazi kadastro çalışması 27.11.1994 tarihinde yapılmış, sonuçları 11.07.1997 ilâ 11.08.1997 tarihleri arasında ilân edilmiş, çekişmeli taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit ve tescil edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişilerin müşterek raporundan çekişmeli taşınmazın (B) bölümünün yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, (A) ile gösterilen 76,380 m² bölümünün Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.05.2006 gün ve 2005/1886 – 1539 sayılı kararı ile orman tahdidi dışında ve yayla niteliğinde bulunduğunun belirlendiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen “Bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile Devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 10 maddesindeki (Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 gün ve 2009/31 – 77 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, gerekçeli kararın 23/07/2011 tarih ve 28003 sayılı Resmî Gazetede yayımlandığı, hak düşürücü sürenin
bu nedenle ileri sürülemeyeceği gözönünde bulundurularak (B) bölümünün kesinleşmiş tahdit içinde kaldığından orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman niteliğiyle tesciline karar verilen taşınmazlar üzerinde aynî veya şahsî hakka ilişkin şerh bulunması mümkün olmadığından tapu kaydındaki şerhlerin kaldırılmasına yönelik karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükme yeni bir 4 numaralı bent eklenerek “4-Dava konusu taşınmazın kabul edilen (B) ile gösterilen 311,73 m² bölümüne ait tapu kaydı üzerindeki tüm şerhlerin kaldırılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 01/04/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.