Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3318 E. 2019/1504 K. 02.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3318
KARAR NO : 2019/1504
KARAR TARİHİ : 02.04.2019

Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davalıların dava dışı … Belediyesi ile işbirliği yaparak kendisini zarara uğrattığı iddiasıyla yaptığı iş ve imalât bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacının yaptığı iş ve masrafları kanıtlayamaması ve alacak miktarının hesaplanmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın sözleşmenin feshi davasındaki imalât seviyesi ve davacının teslim alıp sattığı villaların alacağına oranına göre alacağın bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle harç yönünden ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek davanın reddine dair verdiği karar, yasal süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosya kapsamı, dava dilekçesi ve dosyaya kazandırılan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/125 Esas, 2016/71 Karar sayılı dosya içeriğine göre davacı yüklenici, davalılar arsa sahipleridir. Taraflar arasında davalı arsa sahiplerine ait … ili … ilçesi
… Köyü … Mahallesi 191 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde … 3. Noterliği’nde 09.02.2000 gün 3118 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yüklenicinin temerrüdü sonucu az yukarıda esas ve karar numarası belirtilen mahkeme kararı ile sözleşmenin geriye etkili feshine, yüklenicinin taşınmaza el atmanın önlenmesi ve pay devrine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine 16.03.2016 tarihinde karar verilmiş ve verilen karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Eldeki davada yüklenici tarafından feshedilen sözleşme uyarınca yapılan masraf ve zararların tahsili talep edilmektedir.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde dönme veya fesih halinde sona erme geriye etkili sonuç doğuracağı ve taraflar sebepsiz olarak zenginleşeceklerinden aldıklarını karşı tarafa geri vermek yükümlülüğündedir. Bu halde yüklenici sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına bakılmaksızın gerçekleştirdiği yasal imalâtların dönme iradelerinin birleştiği ya da dönmeye (feshe) ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedelini arsa sahibinden isteyebilecektir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 14.09.2009 gün 2008/4482 Esas, 2009/4714 Karar, 23. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2013 gün 2013/3525 Esas, 2013/5279 Karar sayılı ilamları)
Bu durumda ilk derece mahkemesince üzerinde inşaat yapımı kararlaştırılan taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden, imar işlem dosyası, yapı ruhsatı, tasdikli projeler de getirtildikten sonra oluşturulacak teknik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif de yapılmak suretiyle davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği yasal ve imar mevzuatına uygun iş ve imalâtların sözleşmenin feshi kararının kesinleştiği 18.07.2016 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli ve davacının dava dilekçesinde de kabul ettiği ve satıp bedelini aldığı iki adet villanın da aynı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusunda (mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeksizin) gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1 maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, davacı adli müzaharet talepleri kabul edildiğinden davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 02.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.