Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2018/6459 E. 2019/1507 K. 05.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6459
KARAR NO : 2019/1507
KARAR TARİHİ : 05.03.2019

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, TMK’nın 3-5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 58/6-7-8, 63, 5275 sayılı Kanunun 108/4-5 maddeleri gereğince istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
22.09.2016 tarih ve 2016/1690 sayılı iddianame CMK’nın 176. maddesindeki düzenlemeye uygun tebliğ edilmemiş ise de; aynı eylem nedeniyle düzenlenen ve suçu örgüt yöneticisi olarak vasıflandıran 25.05.2017 tarihli iddianame usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmesi ve bu doğrultuda savunmanın alınmış olması karşısında, savunma hakkının kısıtlanmadığı sonucuna varılmıştır.
Sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme tutanağının getirtilmeden hüküm kurulması, dosyadaki diğer delillerin suçun sübutu açısından yeterli olduğu görülmekle sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde
eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında tekerrür hükümleri yönünden uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde anılan kanunun 58/6,7 maddeleri ile 5275 sayılı kanunun 108/4. maddelerinin yazılması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün denetimli serbestlik uygulamasına ilişkin kısmından “TCK’nun 58/6-7-8 ve 5275 sayılı Kanunun 108/4-5 maddeleri gereğince” ibaresinin çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.