Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/1556 E. 2019/10601 K. 13.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1556
KARAR NO : 2019/10601
KARAR TARİHİ : 13.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.2012-23.10.2013 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, iş akdini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle haklı gerekçe ile feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ve hafta tatili ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının herhangi bir sebep bildirmeden kendiliğinden işi bıraktığını, bu nedenle kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağını, talep edebileceği diğer işçilik alacaklarının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 196. maddesine göre “Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez.”
Somut uyuşmazlıkta davalı vekili 20.03.2015 tarihli celsede davalı tanığı olarak gösterilen …’nu dinletmekten vazgeçtiklerini beyan etmiş, davacı vekili vazgeçmeye muvafakatleri olmadığını bu tanığın dinlenmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
Davalı tanığı olarak dinletileceği açıklandıktan sonra tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesi ancak HMK’nın 196. maddesine göre davacının açık izni ile mümkün olup, davacı vekili ilgili celsede muvafakatlarının olmadığını beyan ettiğinden, davalı tanığı …’nun dinlenmesi gerekirken bu tanık dinlenilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.