YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5735
KARAR NO : 2019/3696
KARAR TARİHİ : 29.04.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davalı tarafından, davalı-karşı davacı aleyhine 17.08.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, karşı dava ile elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi; karşı dava ise; elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı, maliki olduğu 204 parsel sayılı taşınmazına davalı 205 parsel malikinin müdahale ettiğini ileri sürerek taşınmaza vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında; davacı-karşı davalı tarafından taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4. fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5. fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kararda tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir. Aynı hüküm, T.C. Anayasası’nın 141/3. maddesinde de benimsenmiştir. Şayet kararlar, HMK’nun 297. maddesindeki nitelikleri taşımıyorsa bu tür kararlar “gerekçeli karar” değildir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olayda; davacı-karşı davalı 30.01.2013 tarihli celseye herhangi bir mazeret sunmaksızın katılmadığı gibi kendisini de bir vekille temsil ettirmemiş davalı-karşı davalı … hazır bulunmuş, beyanında davayı takip etmek istemediğini söylemiş, mahkemece de dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bilahare, davalı-karşı davacı vekili tarafından verilen 17.04.2013 havale tarihli dilekçe ile karşı davaları bakımından davanın yenilenmesini istemiş ve yenileme harcını yatırmıştır.
Bu durumda; mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı 30.01.2013 tarihinden itibaren asıl davanın yasal üç aylık süre içerisinde yenilenmemesi nedeniyle asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir
Öte yandan; dosya kapsamından, davalı-karşı davacı … tarafından asıl dava davacısı hakkında harcı da yatırılmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım talepli karşı dava açıldığı halde mahkemece yalnızca asıl dava hakkında karar verildiği, karşı dava hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı, karar başlığında da bu dava ile ilgili bilgilerin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Bu yön, HMK’nın 297. maddesi hükmüne açık aykırılık oluşturmaktadır.
Kabule göre de; Anayasanın 141/III ve HMK’nın 297. maddeleri gereğince sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç gösterilerek kararın gerekçeli yazılması gerekirken “tüm dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde, davacının davasının kabulüne” denilmek suretiyle “sözde gerekçe” yazılmış, karar gerekçesiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.