Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3251 E. 2019/8203 K. 09.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3251
KARAR NO : 2019/8203
KARAR TARİHİ : 09.04.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalıya ait işyerinde iş sözleşmesinin davalı işverence işçinin 6111 sayılı yasa uyarınca atandığı 15/11/2011 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin 15/11/2005-15/10/2011 yılları arası taşocağında çalıştığını, davalının 24 saat hizmet veren bir kamu kurumu olan Belediye Başkanlığı olduğunu, Ramazan ayında kadir gecelerinde Belediyenin yaklaşık 20.000 kişiye yemek dağıttığını, 2 gün sabaha kadar tüm işçilerin bunun için çalıştığını, güreşlerde de 1 hafta boyunca günde en az 14 saat çalıştırıldığını, müvekkilinin davalı … tarafından dini milli bayramlarda ve belediyenin düzenlemiş olduğu etkinliklerde fazla mesai yaptıklarını, müvekkilinin muvafakati olmaksızın 6111 yasa uyarınca ihtiyaç fazlası olarak atandığını, müvekkilinin davalı yanında çalışırken yasal hakkı olan ücretli izin hakkını kullanamadığını, kullandırılmayan izin hakkını ücret olarak talep ettiklerini, çünkü atandığı yerde 6111 sayılı Yasanın 166(5)in devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz denildiğini, böylece iş akdinin yasa uyarınca bittiğini, kullandırılmayan izin hakkını ücret olarak talep ettiklerini, davacının kullanmadığı izin süresinin toplam 125 gün olup bunun bir kısmının bedelinin tahsilinin talep ettiklerini, ayrıca müvekkili belirli tarihlerde davalı yanında çalışırken fazla mesai yaptığını, objektif ve tartışmasız olarak bu ücretleri hesaplayamadıkları için belirsiz alacak davası açtıklarını ileri sürerek,fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6111 sayılı yasaya (torba yasa) göre işçilerin nakillerinin gerçekleştirildiğini, iş akitlerinin feshedildiğini, işçiye bordro imzalatılmadığı halde fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması nedeniyle ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanmasının gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve fazla mesai yaptığını iddia ettiği tarihleri kapsayan bordrolarda fazla mesai tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; ddava işçi alacağı davası olup, davacının 15/11/2011 tarihine kadar işçi olarak davalı … Belediyesinde çalıştığı, 15/11/2011 tarihinde 6111 sayılı yasa gereğince başka kamu kurumuna atamasının yapıldığı ve dava tarihinde halen bu kurumda işçi olarak çalışmaya devam ettiği anlaşılmıştır. 6111 sayılı yasanın 166.maddesinde “Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü düzenlenmiş olup bu kapsamda devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu bulunmayacağı, sorumluluk devreden kurumda olduğundan, davalıya yönelik talepler irdelendiğinde ise; davacı vekilince davacının, davalı Belediyede çalışırken kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığında talep ettiği ücretin değerlendirilmesinde, yıllık ücretli izin alacağının doğabilmesi için öncelikle iş aktinin sona ermesinin gerektiği ve dava tarihinde davacının halen başka kamu kurumu bünyesinde işçi olarak çalışmaya devam ettiği, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59 maddesi gereğince işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığında ücret alabilmesinin ancak sözleşmesinin sona ermesi ile mümkün olabileceği belirtilmiş olup, dava tarihinde davacının halen başka kamu kurumu bünyesinde işçi olarak çalıştığı anlaşıldığından yıllık izin ücreti talep hakkı doğmamış, bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin reddine ,davacı vekilinin fazla mesai ve bayram – genel tatil ücreti alacağına yönelik talebinin, tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak yapılan değerlendirilmesi neticesinde davacının belediyeden ayrıldığı tarihten itibaren geriye doğru hesaplanan (davalı vekilinin zamanaşımı defi sebebiyle) 5 yıllık süre zarfında çalıştığı fazla mesai saatlerinin hesaplanması neticesinde 3128,79 TL fazla mesai ücretine, 395,85 TL bayram – genel tatil ücretine hak kazandığının anlaşıldığı, davacı vekilince 15/11/2015 tarihinde ıslah talebinde bulunulduğu ve bu kapsamda davacı vekilinin fazla mesai ve bayram – genel tatil ücreti alacağına yönelik talebinin kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, davacının dini-milli bayramlarda çalıştığını, fazla mesai yaptığını, kullandırılmayan izinlerinin bulunduğunu iddia ederek fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde dini-milli bayramlarda çalıştığını belirtmiş ancak talep bölümünde ulusal bayram genel tatil ücreti talep etmemiştir. Davacının bu alacağa yönelik harçlandırılmış bir talebi bulunmamaktadır. Davacı bilirkişi raporu sonrası verdiği 19.04.2013 hakim havale tarihli dilekçesinde, resmi tatil günlerindeki çalışmalarının genel tatil ücreti ya da fazla mesai ücreti olarak hesaplanmasını istediğini belirtmiştir. Bunun üzerine mahkemece ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının hesaplanması için dosya bilirkişiye verilmiş ve bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Davacı ek bilirkişi raporu sonrası verdiği 05.06.2014 tarihli ıslah dilekçesinde fazla mesai ücretini artırmıştır. Islah dilekçesinde fazla mesai ücreti dışında hangi alacak ile ilgili ne miktarda ıslah yapıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmış değildir. Bu durumda davacının talebinin sadece fazla mesai ücreti alacağı olduğu açık olup bunun dışında talep bulunmayan ulusal bayram genel tatil ücreti alacağına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.