YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2205
KARAR NO : 2019/3731
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Velayet – Yoksulluk Nafakası ve İştirak Nafakasının Artırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın 05.04.2010 tarihinde açtığı eldeki davada 09.03.2006 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile 150,00 TL olarak hükmolunan yoksulluk nafakasının 350,00 TL’ye, velayeti kendisine bırakılan ortak çocuk 2003 doğumlu Aybüke yararına 100,00 TL olarak belirlenen iştirak nafakasının ise 250,00 TL’ye artırılmasını ve nafakalara her yıl TÜFE oranında artış yapılmasını talep etmiş, mahkemece verilen 05.10.2018 tarihli 3. kararla “Boşanma kararı ile davacı yararına hükmolunan 150,00 TL yoksulluk nafakasının 350,00 TL’ye, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk 2003 doğumlu Aybüke yararına 100,00 TL olarak belirlenen iştirak nafakasının ise 250,00 TL’ye dava tarihinden geçerli olmak üzere artırılmasına ve nafakalara her yıl TÜFE oranında artış yapılmasına” karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; tarafların 09.03.2006 tarihinde kesinleşen kararla Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşandıkları, kadın yararına 150,00 TL yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) velayeti anneye bırakılan ortak çocuk 26.12.2003 doğumlu Aybüke yararına ise 100,00 TL iştirak nafakasına hükmolunduğu, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra doğan tarafların ortak çocukları 18.05.2006 doğumlu Ayşegül’ün velayetinin davacı anneye bırakılmasına ve bu çocuk yararına 50,00 TL iştirak nafakası verilmesine ilişkin 09.03.2011 tarihli kararın Dairemizin 10.01.2017 tarihli ilamı ile onanması ve karar düzeltme yoluna başvurulmaması sonrası kesinleştiği, dava tarihi itibariyle davacı kadının bir tekstil firmasında asgari ücretli olarak sürekli ve düzenli gelir getiren bir işte çalıştığı, ailesine ait olduğu belirtilen evde ortak iki çocuk ile birlikte yaşadığı, davalı erkeğin ise tarafların boşanmalarından sonra yeniden evlendiği, bu evliliğinden 04.06.2007 tarihinde Mert Ege isimli uzun süreli tedavi gerektiren sağlık sorunları bulunan bir çocuğunun olduğu, deterjan imalat işçisi olarak asgari ücret düzeyinde gelirinin bulunduğu, eşi ve çocuğu ile birlikte oturduğu eve aylık 300,00 TL kira ödediği ve eşinin herhangi bir işte çalışmadığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak boşanma davasında hükmedilen yoksulluk nafakası kararının kesinleşme tarihi ile eldeki artırım davasının açıldığı 05.04.2010 tarihine kadar aradan geçen süre gözetilerek, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜIK’in yayımladığı ÜFE (TEFE) artış oranı nazara alınarak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu oranda artırıma karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, davalı erkek aleyhine dava tarihi olan 05.04.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 350,00 TL yoksulluk nafakası, 250,00 TL Aybüke yararına, 50,00 TL ise Ayşegül yararına iştirak nafakası olmak üzere toplam 650,00 TL nafaka belirlenerek, nafakalara her yıl TEFE oranında artış yapılmasına karar verilmiş olup, 31.12.2009 tarih ve 27449 sayılı resmi gazetede yayınlanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararına göre 16 yaşını doldurmuş işçiler için asgari ücret davanın açıldığı tarih itibariyle net 576,56 TL’dir. Gerçekleşen bu duruma göre davalı erkeğin belirlenen gelirinden daha fazla miktarda nafaka ödeme yükü altında kalacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere tarafların boşanmalarından sonra davalı erkek yeniden evlenmiş, bu evliliğinden sağlık sorunları olan bir çocuğu daha olmuş, sosyal ve ekonomik durumunda olumlu yönde bir değişim gerçekleşmemiş, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan denge davalı erkek aleyhine olacak şekilde değişmiştir. Hal böyle olunca, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları ve Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığından davacı kadının yoksulluk nafakası artırım davasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte belirtilen ilkeler çerçevesinde, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre tarafların ortak çocukları 26.12.2003 doğumlu Aybüke yararına hükmolunan iştirak nafakasının artırım miktarı Türk Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında fazla olduğu gibi, nafakanın her yıl artış talebi hakkında TÜİK’in yayımladığı ÜFE (TEFE) artış oranını nazara almak gerekirken, TÜFE onranında her yıl artırım yapılmasına karar verilmesi de doğra görülmemiş, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.04.2019 (Pzt.)