YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18115
KARAR NO : 2012/23784
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde muarazanın giderilmesi ile suya el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı köy sınırları içersinde hizmet binaları bulunduğunu, içme ve kullanma suyunu 2006 yılına kadar su deposuna gelen kaynak suyundan temin ettiğini, 2006 yılında köy muhtarlığının suyu kestiğini, müvekkilinin İdare Mahkemesinde iptal davası açtığını, mahkemece işlemin iptaline karar verdiğini ancak müvekkiline hala su verilmediğini belirterek uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … muhtarı cevap dilekçesinde; davacının kendisini Kaymakamlığa şikayet ettiğini, kaymakamlıkça hakkında dava açılmasına izin verildiğini, bu karara karşı bölge idare mahkemesine itiraz ettiğini, mahkemenin itirazı kabul ettiğini, açılmış ve kesinleşmiş bir karara rağmen aynı konu hakkında dava açılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 28.06.2010 tarihinde köye bedelsiz olarak hibe edilen su deposunun teslim alınmasına ve su deposunun … İl Özel İdaresinin Su ve Kanal Hizmetleri Müdürlüğünün şebeke hattının işletmeye konulması davacıya içme ve kullanma suyunun sağlanması için su deposunun kullanıma elverişli halde hazır bulundurulmasına ve kot farkından kaynaklanan basınçlı suyun verilebilmesi için su deposuna gerekli su sayaçlarının bağlanmasına, bu şekilde davacıya içme kullanma suyunun sağlanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; içme ve kullanma suyuna yapılan müdahelenin önlenmesi ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.HMK’nın 297/2 maddesi (HUMK.’nun 389.maddesi) gereğince mahkemece verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Buna göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen hak ve vazifelerin tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.Mahkemece kurulan hükümde, taraflara yüklenen hak ve vazifeler açıklanmamıştır. Bu haliyle, hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Mahkemece taraflar arasındaki ortak yararlanmayı ve paylaşımı belli bir miktar ve zaman ölçüsüne göre sağlayacak biçimde bir düzenleme yapılıp, su rejimi kurulmak suretiyle infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.