Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/3383 E. 2019/9643 K. 24.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3383
KARAR NO : 2019/9643
KARAR TARİHİ : 24.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 19.03.2003 tarihinden iş akdinin kendisi tarafından haklı olarak feshedildiği 29.02.2012 tarihine kadar kaporta servis şefi olarak aralıksız çalıştığını, müvekkilinin ücretinin asgari ücret miktarının kadarı banka hesabına yatırıldığını, artan kısmının elden verildiğini, sigorta primlerinin sürekli olarak asgari ücretli gibi yatırıldığını, fesih sebebinin tamirlerde usulsüzlük yapılması yönündeki işveren ısrarı, ücret ve işçi haklan açısından taleplerinin yerine getirilmemesi olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ve yine benzer şekilde dava açan … ve … isimli işçilerin kariyerlerini ve makamlarını kullanarak organize biçimde şirketi zarara uğrattıklarını, onarım için servise gelen araç malikleri ile anlaşarak araçları onarmaktan caydırıp haricen satın alma yoluna gittiklerini, hasarlı araçlardaki parçaları şirket yetkililerinden muvafakat almadan alıp götürdüklerini, haricen aldıkları araçları yine şirketin muvafakati olmadan kimsenin olmadığı geceler veya Pazar günleri serviste tamir ettiklerini, bu şekilde haksız kazanç sağlamaları nedeniyle haklı nedene dayanarak 4857 sayılı İş Kanunu 25/H.fıkrası kapsamında “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halter ve benzerleri” nedeniyle iş akitlerinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-e bendinde vücut bulan doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu ve bu sebeple işverene karşı sadakat borcunu ihlal ettiği, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle;
“Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerinde servis şefi olarak çalıştığı ve değişen oranlarda prim aldığı dikkate alındığında, yukarıdaki ilke kararımızda belirtildiği üzere fazla çalışma alacağının sadece % 50 zamlı kısmının hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, prim ödemeleri gerekçe gösterilerek fazla mesai alacağı talebinin tamamen reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 28.02.2013 yerine 27/07/2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Somut uyuşmazlıkta, davada, karineye dayalı makul indirim (hakkaniyet indirimi) dışında reddedilen toplam alacak miktarı 31.555,60 TL olup, buna göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesine istinaden reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı yararına 3.786,67 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2.180,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının “5” numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
“5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT.’nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 3.786,67 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28/09/2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. Sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 24.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.