YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3134
KARAR NO : 2013/9075
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle, fazla ödenen primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SGK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının kısa süreli SSK’lı çalışması nedeniyle çakışan süre haricinde tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti, 01/09/2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti, ödenecek yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizi ile ödenmesi ve fazla ödenen primlerin müvekkile iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 01/01/1995-31/12/1998 tarihleri arası 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalı olduğu süreler hariç olmak üzere zorunlu tarım bağ-kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, davacıya tahsis talep tarihi olan 01/09/2009 tarihini takip eden aybaşı olan 01/10/2009 tarihinden itibaren 2926 sayılı yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacıya 01/10/2009 tarihinden itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yaşlılık aylığı bağlanabilmesinin koşullarından bir tanesi de kişinin yazılı talepte bulunmasıdır. Dosya içerisinde davacının yaptığı bir tahsis talebi bulunmadığı gibi Kurum tarafından da davacının tahsis talebinin bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı 01/09/2009 tarihli dilekçesi ile Bağ-Kur ve sigortalı çalışmalarının birleştirilmesini ve emekli olacağı tarihin kendisine bildirilmesini talep etmiş ise de bunun yaşlılık aylığı talebi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde davacıya 01/10/2009 tarihinden itibaren 2926 sayılı yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve 01/10/2009 tarihinden itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/05/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.