Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18361 E. 2012/23653 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18361
KARAR NO : 2012/23653
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.133 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının müvekkilinin iştirak halinde malik bulunduğu 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve davalının babası ile müvekkili tarafından 30 sene önce dikilen selvi ağaçlarını izinsiz olarak kesip sattığını beyan ederek, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yapılan tespite göre belirlenen 20.266 TL ağaç bedelinin yarısının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece davanın kabulü ile 10.133 TL ağaç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, tebligat parçasındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin Almanya’da yaşadığını ve müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını söylemiştir.HMK. 27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla “İddia ve Savunma Hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Açıklanan madde hükmü uyarınca; yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek duruşmaya çağırılması, diğer bir anlatımla taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.Somut olayda; davalının dava dilekçesinin kendine tebliğ edilmediğini, davanın açıldığı sırada yurtdışında olduğunu savunması ve dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilip edilmediğinin şüpheli olması karşısında; mahkemece davalının savunmaları doğrultusunda tebligatın davalıya yapılıp yapılmadığı araştırılıp saptanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.