Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/25735 E. 2012/28153 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25735
KARAR NO : 2012/28153
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından mesai saatleri dışında dava dışı bir şirkete ücreti karşılığında iş yapıldığının tespit edildiği, fesih hakkının süresinde kullanıldığı, feshin haklı nedene dayandığı, izin ücretinin ödendiği, ancak fazla mesai ücretinin ödenmediği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacak istemlerinin reddine, fazla mesai ücret alacağının kabulüne dair verilen kararın davacı asıl tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.11.2011 gün ve2009/26553 Esas, 2011/45388 Karar sayılı kararı ile “davacının çalışmakta olduğu işyerinde … A.Ş. şirketi tarafından yapılan kablolama çalışmaları sonrasında duvarlarda yapılması gerekli boya, tadilat işlerini dosya kapsamı ve …’ın anlatımlarından da anlaşıldığı üzere mesai saati dışında adı geçen şirket adına yaptığının tespit edildiği, davacının işyerinde zaten teknik servis elemanı-boyacı olarak çalışmakta olup … A.Ş. adına yaptığı iş, kapsadığı süre ve özelliği itibariyle basit bir nitelik arz ettiği, davacının eyleminin iş akdinin işverence feshini haklı kılacak ağırlıkta olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına dair taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davacının imzaladığı iş sözleşmesinde “açıkça şirketin yazılı talimatı olmadıkça iş saatleri içinde veya dışında, ücretli veya ücretsiz olarak herhangi bir işte veya işyerinde çalışmayacağının” yazılı olduğu, ihlali halinde iş sözleşmesinin feshedileceğinin öngörüldüğü, davacının çalıştığının sabit olduğu, sözleşmenin ihlal edildiği, yapılan işin aynı olması nedeni ile feshin haklı neden ağırlığında olduğu, davacının mesai saati dışında menfaat sağladığı, kıdem tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davacı asıl tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence hiç bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş akdinin davacının mesai sonrası otelde kablolama çalışması yapan şirkete çalışması sebebiyle taraflar arasında imzalanan iş sözleşmenin 8. maddesini ihlal etmesi nazara alınarak 25. maddeden feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme bozmadan önceki ilk kararında;
Toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından işyerinde mesai saatleri dışında … A.Ş’ye ücreti karşılığında iş yapıldığının anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı şartlarının gerçekleşmediği, izin ücretinin ise ödendiği gerekçe gösterilerek, değinilen alacaklar yönünden davanın reddine, fazla mesai ücreti yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dairemizce, davacının çalışmakta olduğu işyerinde … A.Ş. şirketi tarafından yapılan kablolama çalışmaları sonrasında duvarlarda yapılması gerekli boya ve tadilat işlerinin dosya kapsamı ve …’ın anlatımlarından da anlaşıldığı üzere, davacı tarafından mesai saati dışında adı geçen şirket adına yapıldığı, söz konusu işin kapsadığı süre ve özelliği itibariyle basit nitelikte olması dikkate alındığında, iş akdinin işverence feshini haklı kılacak ağırlıkta olmadığı belirtilerek, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi isabetsizliğinde bozulmuştur.
Bozma kararından sonra yapılan yargılama sonrasında, yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.
F) Sonuç:
6352 sayılı Yasanın 40. Maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa eklenen Geçici 2. Madde uyarınca Dairemize gönderilen direnme kararının incelenmesinde; Dairemizin bozma kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca bozma kararı üzerine yerel mahkemenin ilk hükmünün tamamen ortadan kalktığı gözetilerek, bozma dışı bırakılan mesai ücreti alacağı konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 297. Maddesi (HUMK. Md. 388 vd.) uyarınca yeniden hüküm kurulması gerekirken, direnme hükmünde davanın tümünün reddine karar verildiği anlaşılmakla, değinilen Geçici 2. Madde uyarınca dosyanın incelenmek ve gereği takdir edilmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine 10.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.