Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/1081 E. 2019/10798 K. 10.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1081
KARAR NO : 2019/10798
KARAR TARİHİ : 10.07.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Karar Verilmesine Yer Olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I-Sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nispi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nispi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 112, 113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca nispi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan hükmün vekalet ücretine ilişkin fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine “Katılan … İdaresi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.500 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan … idaresine verilmesine” eklenmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında ağaç kesme suçundan verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin temyiz incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler uygun görülmemiştir.
Ancak,
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle 6831 sayılı Kanun’un 93. maddesinde tarla açmak suretiyle işgal ve faydalanma suçu ile 91. maddesinde ki ağaç kesme suçlarının iki ayrı suç teşkil ettiği, tarla açma suçu için ağaç kesme eyleminde, hem ağaç kesme eylemi hem de işgal ve faydalanma eylemi oluşacağı ve iki ayrı suç oluşturduğunun kabulü karşısında, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesine göre mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, ağaç kesme eyleminin tarla açma amacı ile yapıldığı ve münferiden ağaç kesme amacıyla yapılmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.