YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6286
KARAR NO : 2013/11341
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 30/05/2007 tarihli beş yıl süreli LPG otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının 03/11/2010 tarihinde çektiği ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin de cevabi ihtarında sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 29. ve 30. maddeleri uyarınca müvekkilinin mahrum kaldığı karı ve cezai şart bedelini talep ettiğini, ancak bu bedellerin davalı tarafça ödenmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL kar mahrumiyeti alacağı ve 10.000-TL cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davadışı … A.Ş.’ ye(…) taahhütleri nedeniyle ortaya çıkan durumdan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratacak bir fiil ika etmediğini, sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshedilmiş olmadığını, müvekkilinin davadışı … AŞ. ile akaryakıt bayilik sözleşmesi olduğunu, davacının da davadışı bu şirketle yaptığı sözleşmede … amblemi altında faaliyet gösteren akaryakıt istasyonlarının otogaz ikmallerini gerçekleştirmeyi üstlendiğini, ancak bu şirketin bünyesindeki şirketlerin LPG dağıtım işi yapması halinde davacı ile olan anlaşmalarının sona ereceğinin de düzenlenmiş olduğunu, bu şartın gerçekleşmesi nedeniyle davadışı … AŞ.’ nin davacıyla olan sözleşmesini feshettiğini, … A.Ş’ nin 3 aylık süre sonunda davacıyla olan sözleşmesinin sona ereceğini müvekkiline de bildirdiğini, davacının talep ettiği miktarların da çok fahiş olduğunu, müvekkiline izafe edilebilecek hiçbir kusur olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının …’ in akaryakıt bayisi ve davacının ise LPG bayisi olduğu, davacı ile davadışı … AŞ.(…) arasındaki sözleşmeye göre …’ in lisans alarak LPG dağıtım şirketi kurması halinde …’ in sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebileceği, bu durumda davalının içerisinde yer aldığı bayiler ile davacı arasındaki sözleşmelerin de sora ereceğinin düzenlendiği, davadışı … AŞ(…)’ nin davacı ile olan sözleşmesini 04.08.2010 tarihinde sora erdirdiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin de kendiliğinden sona erdiği, davacının bu sözleşme hükümlerine uymayarak tazminat talep etmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiği, davalının davadışı … AŞ. ile davacı arasındaki sözleşmenin sona ermesi nedeniyle 03/11/2010 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin yerinde olduğu, davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart talep edemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı ile davadışı … Petrolcülük(…) A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmenin 14/B-4. maddesinde “… veya şirketin sahibi olan … ailesi tarafından kurulmuş veya kurulacak şirketlerden birinin ileride LPG dağıtım lisansı alarak LPG dağıtım şirketi olarak çalışmaya başlaması; … veya … ailesi tarafından mevcut veya ileride kurulacak olan herhangi bir dağıtım şirketine ortak olunması ve/veya şirketin satın alınması durumunda, keyfiyetin 3(üç) ay öncesinden …’ a bildirilmesi halinde; …, işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak herhangi bir mahkeme kararı almaya, herhangi bir ihbar vaya ihtar keşidesine gerek kalmaksızın, doğmuş veya doğacak her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla her zaman feshedebilir. Sözleşmenin feshi durumunda, BAYİ ile … arasında işbu sözleşme kapsamında bulunan münferit otogaz bayilik sözleşmeleri de bayi ile … arasındaki koşullara bakılmaksızın kendiliğinden sona ermiş olacaktır. Taraflar bu hususta tamamen mutabıktır. …, en geç fesih tarihinden sonraki 6(altı) aylık periyot sonunda, sözleşme kapsamındaki tüm bayilere yönelik ikmali kesmeyi ve usulüne uygun düzenlenmiş bayilik sözleşmesinin feshine ilişkin belgeleri …’ e teslim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu durumda dahi …, ikmali durduruncaya kadar yapmış olduğu ikmal miktarı üzerinden, işbu sözleşme kapsamında belirlenen oranlarda kar payı ödemeye devam edecektir” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan sözleşme hükmü uyarınca davadışı … Petrolcülük A.Ş. tarafından davacı şirkete 04.08.2010 tarihli fesih ihbarnamesi gönderilmiş ve bu ihbarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı bildirilmiştir. Fesih ihbarnamesinin davacıya tebliğinden itibaren geçecek 3 aylık sürenin sonunda davacı ile davadışı … Petrolcülük A.Ş. arasındaki sözleşme feshedilmiş sayılacağından fesih tarihinden itibaren 6 aylık sürenin sonuna kadar davacı ile davalı arasındaki LPG bayiliğinin de sonlandırılması gerektiği yukarıda belirtilen sözleşme hükmü gereğidir. Ne var ki, davalı henüz bu süre dolmadan sözleşmeyi feshetmiş bulunmaktadır. Mahkemece bu yönün gözetilip değerlendirilmemesi isabetsiz olduğu gibi davacı, davalının davadışı … Petrolcülük A.Ş. ile davacı arasındaki sözleşme kapsamında olmadığını, zira davalının yatırımlarının davadışı şirket ya da bayii tarafından değil, davacı tarafından yapıldığını iddia etmiş, iddiasının dayanağı olarak davacı ile davadışı … Petrolcülük A.Ş. arasındaki sözleşmenin 2. ve 3. maddelerini göstermiş olup, mahkemece bu yöndeki iddia üzerinde durulup tartışılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.