YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7621
KARAR NO : 2013/9877
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, imar amaçlı esaslı tadilat nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 350/2.maddesi (mülga 6570 sayılı yasanın 7/ç maddesi) hükmü uyarınca kiralananın imar amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi nedeniyle açılacak davalarda, onarım, genişletilme veya değiştirmenin imar amaçlı olması, esaslı işlerden olması ve onarım, genişletilme veya değiştirme esnasında kiralananda ikamet etmenin mümkün olmaması gerekir.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 10.08.2010 başlangıç ve 09.08.2012 bitiş tarihli sözlü kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça, davacıya ait taşınmazda bakım, onarım için 27.11.2012 tarihinde onaylanan proje doğrultusunda tadilat yapılacağı gerekçesiyle tahliye istenmiştir. Mahkemece, yargılama sırasında keşif yapılmış ve sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme ile hazırlanmış olup davanın kabulü için yeterli değildir.
Bu itibarla, yukarıdaki ilke doğrultusunda mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak hazırlanacak bilirkişi raporunda, davacı tarafın yapmak istediği bakım, onarım işlemlerinin neler olduğu ayrıntılı olarak belirlenmeli, ilgili onaylanmış proje yerine uygulanmalı, kiralananda yapılmak istenen tadilatların imar amaçlı ve esaslı nitelikte tadilat olup olmadıkları ayrıntılı olarak belirlenip ve bu tadilatların yapımı sırasında taşınmazın kullanımının can ve mal güvenliği açısından sakıncası bulunup bulunmadığı tesbit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.