Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10383 E. 2012/14904 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10383
KARAR NO : 2012/14904
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 17.000 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 15.500 TL için itirazın iptali cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde, davalı …’in İlçe Tarım Müdürü olması nedeniyle onun aracılığı ile diğer davalı …’ye meyva fidanı sattığını bedelinin ödenmediğini belirterek, 17.000 TL fidan bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece; taraflar arasında satım akdinin ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine 13.Hukuk Dairesinin 20.11.2008 tarih ve 2008/6855 E-2008/13886 K. sayılı ilamı ile “Davalı …’nin bahçesinde yapılan keşif sonucu davacının teslim ettiği fidanların dikildiği, dikim tarihi, yaşı ve sayısı itibariyle davacının teslim ettiği fidanlarla uygunluk sağladığı anlaşıldığından davalı …’nin fidanları alıp, bedelini ödemediği kesin olduğundan, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı …’den tahsiline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle” bozma kararı verilmiştir.Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilmesinden sonra; davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporuna göre 15.500 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozma ilamına göre, davalı …’ın tüm, davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Ancak, mahkemece; itirazın iptaline ilişkin hüküm kurulurken davalı … yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
Davada, davacının davalılara sattığı elma fidanı bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmektedir.Elma fidanlarının davalı …’ın bahçesine dikilmesi nedeniyle fidanların bedeli kadar zenginleştiği tartışmasızdır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun en önemli temel özelliği olan şahsilik prensibi gereğince kime karşı zenginleşme oluştuysa ona karşı talep de bulunulması gerektiğinden davalı … yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir.Bu durumda, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 15.500 TL nın davalı … yönünden itirazın iptaline ilişkin hüküm kurulması gerekirken “takibin kısmen iptali ile takibin devamına” şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.